Vinaora Visitors Counter






![]() | Today | 3 |
![]() | All | 1879 |
CİNSEL FANTEZİ NEDİR?
Cinsel tabular ne kadar azsa, haz alınabilecek şeylerin o kadar
arttığına dikkat çeken CİNSEL Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist
Dr.A.Cem KEÇE; "Zihinde tasarlanan canlandırılan ve gerçekleşmesi
özlenen bir şey olan fantezi; değişik heves, düşünüş, sonsuz ve
sınırsız hayal kurma anlamına gelir. Toplumsal ahlak, cinselliği
evlilik ve üreme dışında genellikle olumsuz karşılar. Ancak bu doğru
değildir. Cinsellik söz konusu olduğunda, kişiliğe dair ilginç
sırların saklı olduğu fanteziler bazen gerçek hayatta yaşananlardan
çok daha çılgınca olabilir. Kişinin kafasında cinsel coşkuyu
arttıracak nitelikte bir takım hayaller canlanmasına cinsel fantezi
diyoruz. Fantezi kurmak; deneme-yanılma yöntemine maruz kalmamaları
için kişilerin sahip oldukları bir yetenektir, bir çeşit
simülasyondur, ruhun bedene karşı olan savaşında onurudur. Cinsel
yaşamanın güzelleştiği anlar yaratmanın kısa tanımı olan cinsel
fantezi kurmak ise; her istenilenin gerçekleştirilemediği gerçek
dünyada, dozunda kaldığı sürece, cinsel istekleri tatmin için
gidilebilecek en masum, en zararsız ve en güzel yoldur" dedi.
KADIN ve ERKEKLERİN CİNSEL FANTEZİLERİNDEKİ FARKLAR
Kadınlarla erkeklerin cinsel fantezilerinin farklı olduğunu ve
erkeklerin kadınlardan daha fazla fantezi kurduğunu söyleyen CİNSEL
Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem KEÇE; "Kadınlar;
genellikle daha önceki cinsel deneyimlerini düşünme yani eski anıları
canlandırma eğilimindedirler, fantezilerinde daha çok duygusal ve
romantik anları canlandırırlar, cinsel organlara ve bedensel imajlara
daha az yer verirler ve sadece fantezi kurarak boşalma yaşabilirler.
Erkekler ise hayatlarında hiç denemedikleri veya deneyemeyecekleri
şeyleri hayal ederler, fantezilerinde cinsel organlar ve bedensel
imajlar ön plandadır ve sadece fantezi kurarak boşalma yaşamaları daha
azdır" dedi.
CİNSEL FANTEZİ KURMANIN FAYDALARI
Fantezilerin sağlıklı bir cinsel yaşamın göstergesi olduğunu söyleyen
CİNSEL Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem KEÇE; "Cinsel
fanteziler; kişilerin üzerindeki bir takım baskıları azaltabilir,
günlük hayatlarını normal olarak sürdürmelerine ve cinsel yaşamdaki
heyecanı yoğunlaştırarak daha kolay doyuma ulaşmalarına yardımcı
olabilir, kişinin kendisini tehlikeye atmadan veya ret edilme kaygısı
taşımadan farklı insanlar ve durumlar keşfetmesini mümkün kılabilir,
cinsel isteği, cinsel duyarlılığı ve cinsel yaşantıdan alınan hazzı
arttırır, kişinin cinsel birleşme sırasında havaya girmesine ve kendi
kendini erotize etmesine yardımcı olur, duyguları canlı tutar, cinsel
yaşantıyı monotonluktan, sıradanlıktan uzaklaştırıp, renklendirir,
zenginleştirir ve son olarak da cinsel terapilerde hastalara ev ödevi
olarak verilerek cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılır.
Ayrıca cinsel fanteziler; herhangi bir cinsel sapıklığın baş
göstermesini önler ve evliliklerde yıllar geçip ilişki olgunlaştığında
boşanma ve aldatma ihtimallerini azaltır. Bu açılardan bakıldığında
cinsel fanteziler; gerçeklerin tatmin etmediği noktada beynimizin
pansuman için ürettiği sanrılardır" dedi.
SUÇLULUK DUYMAK GEREKMEZ
Türkiye'de insanların yalnızca cinsel davranışlarından değil,
fantezilerinden bile suçluluk duyduklarının altını çizen CİNSEL Tıp
Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem KEÇE; "Geleceğimizle ilgili
hayaller kurarız, kendimizi ünlü veya zengin biri olarak düşleriz,
bunlar gerçekleşmezse de suçluluk duymayız. Ancak cinsel
fantezilerimiz için suçluluk duyarız, bunların normal olup olmadığını,
cinsel sapkın olup olmadığımızı merak eder ve kendimizi suçlarız. Oysa
gerçekte cinsel fantezilerimiz, kişinin cinsel yaşamını renklendiren,
monotonluktan kurtarıp canlandıran çok yaratıcı motiflerdir. Çünkü
cinsel fanteziler; hedef belirlemede yardımcı olan beyin kurgularıdır,
kişiyi özgür kılar ve insan beyninin sonsuzluklarıyla sınırlıdır"
dedi.
CİNSEL SAPKINLIK KRİTERLERİ
Cinsel fantezilerin bazen cinsel bir sapkınlığın işareti
olabileceğinin altını çizen CİNSEL Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel
Terapist Dr.A.Cem KEÇE; "Cinsel fanteziler cinsel uyarılma sağlamak,
haz duymak ve orgazm olabilmek için zorunlu olduğunda, tekrarlayıcı
bir yapıya büründüğünde, sabit bir düşünce veya davranışa dönüştüğünde
parafili dediğimiz cinsel sapkınlık söz konusu olabilir. Örneğin
birçok erkek kadın bedenin bacak, göğüs, kalça, ayak gibi çeşitli
bölümlerinden cinsel olarak uyarılır, bunlar cinsel fantezilerinde
sıkça yer alır, bu normal ve doğal bir durumdur. Ancak kişi kadınların
ayaklarından başka hiçbir şeyden cinsel uyarı sağlayamıyorsa, o zaman
ayak fetişizmi dediğimiz parafili söz konusudur. Burada kişi normalin
sınırını aşmıştır, sapıklığa doğru kaymıştır. Birde kişinin hayalle
gerçeği karıştırması durumunda sınır aşılabilir, düşünce bozukluğuna
kayma olabilir" dedi.
GENELLİKLE GİZLENİYOR
Cinsel fantezilerin genellikle gizlendiğini ve açıklanmadığını
söyleyen CİNSEL Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem KEÇE;
"Cinsel fantezilerimizi genellikle saklamayı tercih ederiz. Bunun üç
sebebi vardır: Birincisi; cinsel fanteziler kişinin var olan cinsel
sorunlarına, kişilik özelliklerine, özlemlerine ve beklentilerine dair
ipuçları taşır. İkincisi; cinsel fanteziler kişinin zihninde ne kadar
anlamlı ve doğalsa, anlatınca kişiye o derece anlamsız, olağandışı ve
gülünç gelebilir. Yani işin büyüsü bozulur. Üçüncüsü ise; paylaşılan
eş, partner veya diğer kişiler tarafından yanlış anlaşılabilir,
çatışmalara ve boşanmalara yol açabilir" dedi.
PAYLAŞIRKEN HASSASİYET GÖSTERİLMELİ
Cinsel fantezilerin cinselliğin tuzu biberi olduğunun altını çizen
CİNSEL Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem KEÇE; "Çiftler
aralarındaki iletişime, kendilerini cinselliğe ve yeniliklere açık
hissetmelerine göre gerektiğinde cinsel fantezilerini
paylaşılabilirler. Bunda amaç sevilen kişiyi incitmeden, monotonlaşan
ilişkiyi daha iyiye götürmektir. Ancak cinsel fantezileri paylaşmak
geri dönülmez bir yola girmeyi de beraberinde getirir. Çünkü partnerle
veya eşle paylaşılan bir fantezi artık kişinin olmaktan çıkar, çiftin
önünde geniş ufuklar açar, çiftin ortak cinsel yaşamını zenginleştirir
ve kişi bir daha onu asla geri alamaz. Bu nedenle cinsel fanteziler
paylaşılırken çok hassasiyet gösterilmeli, cinsel fantezilerin
paylaşılmasının veya gerçeğe dönüştürülmesinin şart olmadığı akıldan
çıkarılmamalıdır" dedi.
EN SIK KURULAN CİNSEL FANTEZİLER
Ünlü birisiyle birlikte olma fantezisinin sıkça kurulduğuna dikkat
çeken CİNSEL Tıp Enstitüsü Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem KEÇE;
"İzlenme fantezisi, eşcinsel fanteziler, yakın bir arkadaşla veya
komşuyla ilgili fanteziler, grup seks fantezisi, tecavüz fantezisi,
striptiz yani seksi dans ederek soyunma fantezisi, fahişe-müşteri
fantezilerinin yaptığımız çalışmalarda sıkça kurulduğunu gördük"
dedi.
CİNSEL FANTEZİLER ANKETİ SONUÇLARI
Katılan Kişi: 2300
Yaşınız Nedir?
%25 16 - 20
%30 21 - 31
%35 32 - 42
%10 43 ve Sonrası
Cinsiyetiniz Nedir?
%65 Erkek
%30 Kadın
%05 Diğer (Eşcinsel, Biseksüel, Lezbiyen, Gay, Travesti, Transeksüel)
Eğitim Durumunuz Nedir?
%05 İlkokul
%15 Ortaokul
%35 Lise
%45 Üniversite
Medeni Haliniz Nedir?
%40 Evli
%10 Dul - Boşanmış
%40 Bekar
%10 Nikahsız Birliktelik
Kaç Yıldır Evlisiniz? (Sadece Evli Olanlar Yanıtlayacak)
%35 01 - 10 Yıl
%45 11 - 20 Yıl
%20 21 - 30 Yıl
Cinsel Sorununuz Var mı?
%70 Evet
%30 Hayır
Cinsel Sorununuz veya Sorunlarınız Nedir? ( Birden Fazla Seçeneği
İşaretleyebilirsiniz )
Erkekler
%60 Sertleşme Sorunu
%70 Erken Boşalma
%55 Cinsel İsteksizlik
%75 Penis Boyu Sorunları
%10 Geç Boşalma
%8 Diğer
Kadınlar
%65 Cinsel İsteksizlik
%35 Vajinismus
%45 Orgazm Olamama
%15 Disparoni - Ağrılı Cinsel İlişki
%05 Diğer
Ne Sıklıkla Cinsel Fantezi Kurarsınız?
%10 Günde 3-4 Kere
%30 Günde 1-2 Kere
%45 Haftada 1-2 Kere
%10 Ayda 1-2 Kere
%05 Yılda 1-2 Kere
Cinsel Fantezilerinizi Eşinizle veya Partnerinizle Paylaştınız mı?
%15 Evet
%85 Hayır
Sizce Cinsel Fantezileri Eşle veya Partnerle Paylaşmak Doğru mu?
%40 Evet
%60 Hayır
Sizce Cinsel Fantezileri Eşle veya Partnerle Paylaşmak Gerekir mi?
%45 Evet
%55 Hayır
Sizce Cinsel Fantezileri Gerçeğe Dönüştürmek Doğru mu?
%15 Evet
%85 Hayır
Hangi Durumlarda Cinsel Fantezi Kurarsınız? (Birden Fazla Seçeneği
İşaretleyebilirsiniz)
%45 Mastürbasyon Yaparken
%40 Cinsel Birleşme Öncesinde
%30 Cinsel Birleşme Sırasında
%25 İşte Boş Zamanlarda
%40 Yatmadan Önce
%40 Diğer
Cinsel Fantezilerle Süslediğiniz Cinsel Birleşmelerde Aldığınız Hazda
Bir Artış Oluyor mu?
%80 Evet
%10 Hayır
%10 Fark Etmedim
Sizce Cinsel Fantezi Kurmak Normal mi?
%80 Evet
%20 Hayır
Sizce Cinsel Fantezi Kurmak Sapıklık mı?
%10 Evet
%90 Hayır
Sizce Cinsel Fantezi Kurmak Zararlı mı?
%10 Evet
%90 Hayır
Sizce Cinsel Fantezi Kurmak Keyifli mi?
%95 Evet
%05 Hayır
Cinsel Fanteziler Kurduktan Sonra Suçluluk Hisseder misiniz?
%30 Evet
%70 Hayır
Aşağıdaki Cinsel Fantezilerden En Sık Hangilerini Kurarsınız? (Birden
Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%25 İzlenme Fantezisi
%45 Ünlü Birisiyle Birlikte Olma Fantezisi
%15 Eşcinsel Fanteziler
%35 Yakın Bir Arkadaşla veya Komşuyla İlgili Fanteziler
%15 Grup Seks Fantezisi
%25 Tecavüz Fantezisi
%15 Striptiz (Seksi Dans Ederek Soyunma) Fantezisi
%40 Fahişe-Müşteri Fantezisi
%40 Diğer
Cinsel Fantezilerin Cinsel Terapistler Tarafından Cinsel İşlev
Bozukluklarının Tedavisinde Kullanıldığını Biliyor muydunuz?
%10 Evet
%90 Hayır
Neden bazı insanlar cinsel anlamda mutsuzken diğerleri mutludur? Neden bir insan cinsellikten haz alırken diğeri haz almaz? Neden bir insan cinselliği yaşarken korku ve kaygı doluyken bir başkası inanç ve güvenle doludur? Neden bir insan cinsellikte çok büyük başarılar kaydeder de diğeri baş aşağı yuvarlanır? Neden bir insan cinsellikte dahiyane işler yaparken diğeri ne denli isterse istesin doğru dürüst bir iş beceremez? Neden bir kadın mutlu bir evlilik yapmışken kız kardeşi mutsuz ve bahtsız bir evlilik yaşar? Bilinciniz ve bilinçaltınızın bir yerlerinde bu sorulara cevap bulabilir misiniz? Kesinlikle evet! Doyurucu bir cinsel yaşamına sahip olmak elimizde. Bunun için öncelikle cinsellik hakkındaki önyargı ve saplantıları aşmak şart. Cinselliğe bakış açımızı değiştirmeden sağlıklı bir cinsellik yaşamamız mümkün değil. İşte bu gereklilikten yola çıkarak yeni bir kavram:"Cinsel Terapi" Cinsel terapi, genellikle üç hafta veya üç ay içinde düzelebilen rahatsızlıklar olan cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılan bir psikoterapi türüdür.
Cinsel Terapi Nedir?
Cinsel işlev bozukluklarından dolayı bozulan ruhsal dengeyi sağlamak, yeniden cinsel eğitim vermek, düşünce ve duygu alışverişi kurmak, çiftlerin veya bireylerin kendilerini tanımalarını sağlamak, cinsel çatışmaları çözümlemek, bu çatışmalardan doğan kaygı ve gerginlikleri azaltmak, çiftler arasındaki ilişkileri iyileştirip olgunlaştırmak için kullanılan tüm teknik ve yöntemlere “cinsel terapi” diyebiliriz.
Danışan ve terapist arasında karşılıklı ilişki ve iletişimi kullanan bir takım uygulamaları içeren cinsel terapide dolaylı olarak cinsellikte iyilik sağlamaya çalışılır ve çiftlerin yatakta performans seyircisi değil oyuncu olmaları sağlanır.
Psikoterapi Nedir?
Psikoterapi danışana telkin, ikna, davranışı ve kişiliği değiştirme yolları ile yardım ve iyileştirme demektir. Psikoterapi yapan kişilere “terapist” denilir. Psikoterapi alan kişiye “danışan” denilir.
Cinsel terapi programı, cinsellik alanında kendini geliştirmiş, eğitim almış ve vaka tecrübesi olan sağlık profesyonelleri tarafından uygulanabilir.
Cinsel terapide öncelikle cinsel işlev bozukluklarının intrapsişik bir çatışmadan mı kaynaklandığı, yoksa kişiler arasındaki bir çatışmanın etkisiyle mi oluştuğu araştırılır. Çünkü cinsel işlev bozuklukları sosyokültürel baskılar, cinsellikle ilgili bilgi eksikliği, önemli bir psikiyatrik hastalığın bir sonucu, çarpıtılmış ve olumsuz düşüncelerimiz veya basit bir stres durumundan kaynaklanabilir.
Cinsel terapi süreci danışanların cinsel sorunlarını ve bunların temelinde yatan kişisel deneyleri anlamalarını, kendi sorunlarının kaynağına inmelerini ve bu şekilde kendi kendilerine yardımcı olmalarını sağlar.
Cinsel terapiye ihtiyacı olanlar genellikle çocukluk döneminde kişilik gelişiminde aksaklıklar yaşayan ve erişkin dönemde de içlerinde bu izleri taşıyan kişilerdir.
Cinsel terapiye baş vuran çiftlerde davranışçı ve bilişsel psikoterapi, çift terapisi ya da evlilik terapisi teknikleri birlikte kullanılmalıdır. Bu sayede en yüksek başarıya ulaşılır.
Cinsel terapiye başlamadan önce danışanlara çok yönlü multidisipliner bir muayene, tetkik ve değerlendirme yapılmalıdır.
Cinsel soruna yol açan faktörler tespit edildikten sonra çifte cinsel terapi uygulanabiliyor, nefes ve gevşeme egzersizleri öğretiliyor. Kadın ya da erkeğin iç dünyasında bastırılmış olan ruhsal çatışmalar ön planda ise tıbbi tedaviyle birlikte yoğun bireysel psikoterapi öneriliyor.
Seanslar sırasında edinilmesi sağlanan yeni bakış açısının gerçek cinsel hayata nasıl aktarılacağı konusunda danışanlara “ev ödevleri” verilir. Danışanların özgün sorunlarına ve çiftlerin kişilik özelliklerine uygun ev ödevlerine örnek olarak; vajinismusta vajinanın kasılmasını engelleyici kademeli ödevler, erken boşalmada, boşalma kontrolünü sağlayan ödevler, cinsel istek bozukluklarında ise isteği artırıcı ödevler vb. verilebilir. Çünkü danışanların cinsel sorunlarını analiz etmesi bu sorunlarını çözdükleri anlamına gelmez. Sorunlar esas olarak cinsel egzersizler, masturbasyon veya fiili cinsel ilişki içinde çözümlenebilir.
Ev ödevlerinin yapılmasını engelleyen kaçınma davranışlarının altında otomatik düşüncelerin yattığı unutulmamalıdır. Cinsellikle ilgili olumsuz düşünceler bazen o kadar alışkanlık haline gelir ki, aklımızdan geçip gittiklerinin farkına bile varamayız. İşte bu yüzden onlara “otomatik düşünceler” denir. Otomatik düşünceler genellikle üzüntü, suçluluk, kaygı, öfke gibi cinsellikle ilgili negatif düşüncelerdir. Cinsel terapide danışanlara işte bu negatif düşüncelerden kurtularak hayata nasıl daha uyumlu bir bakışla yaklaşabilecekleri öğretilir. Bu süreçte, danışanlar gevşeme, güven duyma, konuşma, dokunma, aşk oyunları, kendilerine güvenme ve kendi bedenleriyle barışık olma, cinsel hayatlarındaki problemlere çözüm üretebilme ve hızlı bir iyileşme göstermelerini sağlayacak bir “kendine yardım tekniği” konusunda bilgilendirilirler ve kendilerini geliştirirler.
Cinsellikte 10 Altın Kural
1-Konuşmak,
2-İdeal ortam,
3-Dokunma ve okşama
4-Aşk oyunları,
5-Ön sevişme,
6-Kendini tanıma ve kendinle barışık olma,
7-Güven,
8-Partnere karşı sevgi ve saygı,
9-Rahatlık ve gevşeme,
10-Utanç duygusundan kurtulma.
Cinsel terapide danışanların yukarıdaki on altın kurallara göre cinsel yaşantıları gözden geçirilir. Nerede eksiklik veya sıkıntı varsa o madde üzerinde daha uzun süre durulur. Sonuçta; cinsel haz vererek veya alarak uyarılmayı öğrenme, erotik mataryeller ile cinsel arzuyu ve tutkuyu besleme, yatak odası dışında da hoş, nazik veya sevecen olabilme, cinsel terapide sürecinde danışanlara öğretilmektedir.
Cinsel Terapilerin Gelişim Öyküsü
Cinsel terapilerin gelişimi cinsel işlev bozukluklarına yaklaşım biçimleri, tedavi şekilleri, tedaviden alınan sonuçlar ve sorunların kaynağına bakış açısına göre üç dönemde ele alınabilir:
1-Geleneksel Cinsel Terapi: Bu dönemde tedavide psikoanalitik yöntemler kullanıldı. Cinsel sorunun ruhsal ve insani kaynaklarına inmeye çalışıldı. Tedavinin odağında birey vardı. Freud, Wilhelm Reich bu dönemin önemli bilim adamlarıdır.
2-Masters ve Johnson Dönemi: Bu dönemde tedavide cinsel işlev bozukluklarının türüne özgül teknikler kullanıldı. Cinsel sorunun dış belirtilerini giderme yoluna gidildi. Tedavinin odağında sorunlu çift ve çiftin ilişkileri yer almıştır. ABD'de Masters ve Johnson, İngiltere' de ise Martin Cole tarafından uygulamalı bedensel cinsel terapi bu dönemde ortaya atılmıştır. Örneğin empotans yani iktidarsızlıkta bütün insan davranışlarının öğrenilmiş, sonradan edinilmiş davranışlar olduğu, ve tıpkı öğrenildikleri gibi "unutulup" bir yana da atılabilecekleri varsayımından hareketle penisin sertleşmesi ve orgazma ulaşılmasını sağlayacak egzersizler uygulanır. Bu tür cinsel terapi genellikle 2-3 haftalık bir programdan oluşmaktadır.
3-Modern Cinsel Terapi: Bu dönemde cinsel terapistlerin bireysel psikoterapi ve aile terapileri konularında da deneyimli olmaları gereği ortaya konulmuştur. Ayrıca üroloji, jinekoloji, psikiyatri, nöroloji, halk sağlığı, endokrinoloji gibi farklı disiplinlerin ortak sorumluğu da vurgulanmıştır. Tedavinin odağında duruma göre hem birey hem de sorunlu çift vardır.
Cinsel Terapide Genel İlkeler
*Cinsel terapinin ilk görüşmesinde cinsel birleşme yasaklanır. Bu sayede çiftlerin cinsel birleşmenin kaygısı olmaksızın yakınlık ve haz almaları hedeflenir.
*Bir başkasını ilgi ile sabırlı ve rahat olarak dinleyebilmek bilgi toplamak ve bilgi almak için en güçlü araçlardan biridir.
*Ayrıntılı bir cinsel öykü alınır.
*Eşduyum yani empati yapabilmek, ilgilenmek karşı tarafı anlamak ve tanımak için gereklidir.
*Yan tutmamak ve yargılamamak cinsel terapide çok önemlidir.
*Öğrenme becerileri, eğitim, destek, öneri ve iç görü üzerinde çalışılır.
*Esnek olmak, basma kalıp kural ve uygulamalara bağlı olmamak gerekir.
*Danışanlara gerçekte hasta olanın cinsel ilişki olduğu ve bireylerin hasta olmadıkları yönünde telkinde bulunulur.
Cinsel Terapide İlk Görüşme
İlk görüşme çok önemlidir. Tam bir değerlendirme yapılmalıdır. Terapist, önce danışanlarla ayrı ayrı görüşür. Bu görüşmelerde, geçmiş cinsel yaşam özellikleri, masturbasyon, eşli cinsel etkinlikler, ilk cinsel birleşme deneyimi, sürekli cinsel ilişkiler, kişinin yaşam boyu cinsel yanıtları açısından incelenir. Bireylerin genel sağlık durumu, geçirilmiş veya sürekli hastalıkları, kullandığı madde ve/veya ilaçlar sorgulanır. Sonra, cinsel sorunun ne zaman ve ne şekilde başladığı, nasıl değişiklikler gösterdiği, o güne kadar olan tedavi girişimleri ve bunların sonuçları incelenir. Ayrıca cinsel doyum veya kişilik testleri yapılır. İlk görüşmede danışanlar ve terapist arasında güven duygusunun gelişmesi terapinin devamı ve başarısı açısından çok önemlidir.
Cinsel Terapi Teknikleri
1-Davranışçı Teknikler
*Cinsel yanıtı anlamak için cinsel eğitim ve cinsel bilgilendirme konularını da içeren cinsel danışmanlık,
*Performans kaygısını azaltmak, partnerin cinselliğini öğrenmek, cinsel birleşme dışındaki cinselliğe odaklanmak, iletişimi artırmak için duyumsal keşif,
*Kendi cinselliğini öğrenmek ve kaygıyı azaltmak için kendini uyarma yani mastürbasyon egzersizleri,
*Kaygının azaltılması için nefes, gevşeme ve rahatlama egzersizleri,
*Özellikle erken boşalmada uygulamak için dur-başla tekniği,
*Daha ileri davranışçı yöntemler.
2-Bilişsel Teknikler
*Zihni meşgul eden düşünceleri uzaklaştırmak, cinsel haz ve yakınlığa odaklanmak için duyumsal keşif veya zihinsel odaklanma,
*Sistematik duyarsızlaştırma tekniği,
*Anksiyetenin azaltılması için düşünce durdurulması veya dikkatin başka yöne çevrilmesi,
*Cinsel tutumların yeniden uyarlanması.
3-Çift Terapisi Teknikleri
*Duygusal ilişkilerde altta yatan işlevsizliği tanımak için çiftlerin iletişimine yardım etme ve iletişimin artırılması,
*Yakınlığın artırılması,
*Çatışmaların çözümü,
*İlişkideki diğer sorunlu konuların çözümü.
4- Bireysel Psikoterapi Teknikleri
*Cinsellikle ilgili kendilik imajının değişimi,
*İkna,
*Cinsellik ve/veya yakınlık ile ilgili ikili duyguların çözülmesi,
*Telkin,
*Eşle ilgili ikili duyguların anlaşılması,
*Empati,
*itiraf,
*Depresyon veya anksiyetenin tedavisi,
*Güvenceler verme vb.
5-Diğer
*Cinsel öykü yazma tekniği,
*Bibliyoterapi yani danışana yararlı olabilecek kitap, cd vb.
önerme,
*Grup toplantıları,
*Flört dönemini yeniden yaşama,
*Hipnoz,
*Atılganlık eğitimi,
*Ayıp sözler ve eylemler tekniği,
*Narkosentez vb.
Cinsel Terapi Kaç Seanslar
Genellikle 6-12 haftalık bir tedavi programı hazırlanır. Fakat cinsel terapinin süresi ve gidişi terapiste ve kuramlara göre değil, danışanların gereksinmelerine göre ayarlanır. Bu nedenle süreler uzayabilir veya kısalabilir. Haftada 2 seans alınmasından dolayı ortalama 12- 24 seans alınır. Her seans ortalama 1 saattir.
Cinsel Terapinin Kullanıldığı Yerler
Cinsel terapi, erken boşalma, iktidarsızlık, cinsel isteksizlik, orgazm problemleri, vaginismus, cinsel tiksinti bozuklukları, disparoni, satiriasis, nemfomani vb. cinsel işlev bozuklularının tedavisinde kullanılır.
Cinsel Terapide Başarı
Tedavini başarısında uygulanan yöntemin ve terapistin profesyonel becerisi, çok vaka görmesi kadar çiftin tedaviye uygunluğunun, düzelme isteği ve çabasının rolü vardır. Cinsel terapide başarılı olmanın yolu önce kendimizi ve partnerimizi iyi tanımaktan geçiyor. Kişisel isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı doğru tanımlayıp gerçek cinsel kimliğimizi ortaya koyduğumuzda mutlu bir cinsel yaşamına sahip olma şansımız artacaktır. Yaşadığımız ilişkilerde bizi çıkmaza sokan cinsel güvensizlik ve korkularımızı keşfedip onlarla yüzleşerek bunu bir sorun olmaktan çıkartabiliriz.
Cinsel Terapinin Avantajları
*Cinsel işlev bozuklukları geçmişteki gibi ilkel yöntemlerle ve cahilce geçiştirilen bir olgu olmaktan çıkarak daha bilimsel ele alınmaya başlanmıştır.
*Çift ya da evlilik terapileri ile birlikte yapıldığında en yüksek başarı elde edilen cinsel terapi ile cinselliğin utanılacak bir sorun olmaktan çıkmıştır.
*Cinsel terapi cinsel birleşme olmayan yeni evliler, gebe vajinismuslar gibi bazı özel durumlar dışında, acil değildir. Çiftin genel yaşamının uygun olduğu, cinsel yaşamlarına odaklanabilecekleri herhangi bir zamanda yapılabilir.
Cinsel Terapinin Dezavantajları
*Cinsel terapi süreci, danışanların cinsel yaşamlarında normal koşullarda kimseyle paylaşmayacakları sırlarını anlattıkları özel ve yapay bir dönemdir. Ama ironik olarak terapistin danışanların cinsel yaşamlarının tüm ayrıntılarını öğrenmesi ve cinsel yanıtlarda istenen değişiklikleri sağlamak için farklı cinsel davranışlar önermesi için gereklidir. Bu da doğal olmayan bir süreçtir.
Vajinismus Nedir?
Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye vajen adı verilir. Vajenin etrafındaki kasların kasılması, tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali, kadının bacaklarını sıkıca kapatması ve elleriyle eşini itmesine yol açan, istemsiz bir şekilde yani kadının kontrolü dışındaki bilinçdışı vajinal kasılmalara vajinismus denir. Halk arasında evli bakireler, tamamlanmamış evlilik veya cinsel fobi, tıp literatüründe cinsel işlev bozuklukları sınıflamasında ise cinsel ağrı bozukluğu da denilir. Ağrılı cinsel ilişki ile vajinismus birbirlerini tetikleyebilen iki patolojidir.
Vajinanın giriş bölümündeki 2 cm’lik düz kaslardan oluşan ağzı gergin ve serttir. Bu nedenle cinsel birleşme olanağı vermez. Penis vajinaya giremez.
Vajinismuslu kadınlar cinsellikle ilgili konuşmayı sevmezler, cinselliği iğrenç olarak algılayabilirler. Vücutlarının eşleri tarafından beğenilmeme korkusu yaşayabilirler, vücutları ile barışık değillerdir. Eşleri tarafından terk edilme duyguları ve güvensizlik yaşayabilirler.
The Merck Manuel'e göre vajinismusun tanımı şu şekildedir: "Kadınlarda, penisin vajinaya girmesini önlemek konusunda mevcut bilinçdışı bir istek sonucu vajina aşağı bölümündeki kasların adeta bir şartlı refleks gibi kasılması sonucu meydana gelen vajina spazmıdır. Penisin vajinaya girmesi çok zaman olanaksız olduğundan bu olay iyi gitmeyen evliliklerde sık görülür." Amerikan Psikiyatristler Birliği tarafından ise vajinismus; “istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememesi” durumudur. Bu kasılmalar gerçek bir girişim yanında yalnızca girişimin hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir. Hatta muayene esnasında da kasılmalar ortaya çıktığından böyle bir durumda normal vajinal doğum bile mümkün olmayabilir.
Geçmiş de yaşanmış cinsel bir travma yok ise ve parmak ile vajen girişi ve vajen içi kontrol edilebiliyorsa, ancak cinsel ilişki sırasında eşi itme ve kasılma oluyorsa bu durum “basit vajinismus” olarak adlandırılabilir ve nispeten tedavisi daha kolaydır.
Bazı kadınlar istemli olarak, ağrı, yanma, acı ve kanama olacağı korkusuyla veya partneri ile olan diğer problemleri nedeniyle cinsel birleşme esnasında kendilerini kasarak ilişkiye müsaade etmezler. Bu durum vajinismustan farklıdır ve karıştırılmamalıdır."
Cinsel Terapist Helen Singer KAPLAN’ın “Resimli Cinsel Tedavi Kılavuzu” adlı kitabının ikinci baskısında vajinismusun tanısı ve nedenleri konusunda şunları yazmıştır: "Vajinismus, vajinal penetrasyona yönelik girişimlerin vajinal girişte istemsiz bir spastik kasılmaya neden olduğu ve bu nedenle cinsel ilişkinin mümkün olmadığı bir bozukluktur. Bu nispeten nadir bir durumdur. Cinsel tedaviye verilen tepki mükemmeldir. Kanıtlar, bu durumun altındaki patolojinin vajinal girişi koruyan kasların koşullandırılmış bir reaksiyonu olduğunu göstermektedir. Görünürde bu kaslar yoğun spazmla tepki verecek şekilde koşullandırılabilir. Vajinismik tepkinin elde edilmesinden sorumlu olan koşullandırılmamış uyarı penetrasyonla ilgili acının herhangi bir kaynağı olabilir. Fiziksel hastalık, psikolojik olarak acı veren bilinçli veya bilinçsiz korku ve/veya suçluluk duygusu gibi bir etki, travmatik cinsel saldırılar vajinismusun ortaya çıkışı ile ilişkilidir. Bazı durumlarda travmatik kaynak tanımlanamaz. Vajinismus vajinal girişin fiziksel olarak engellenmiş olmasından ve aynı zamanda penetrasyondan basit, fobik kaçınmadan ayırt edilmelidir. Vajinismus tanısı yalnızca pelvik muayene ile konabilir."
Vajinismus ve İlk Gece
Vajinismuslu kadınların çoğu halen bakiredir. Çünkü vajinismus ilk gece ortaya çıkar. İlk gece başarısız olan çift sorunun geçici olduğunu ve daha sonraki günlerde kendiliğinden çözüleceğini düşünür. Fakat daha sonra da sorun devam edince kadında kadınlığında eksiklik olduğu düşüncesi, üzüntü, sıkıntı, gerginlik, her şeyin daha kötüye gideceği korkusu ve ardından suçluluk duyguları ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise eşi tarafından istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya başlar. Zamanla sertleşme yetersizliği olur. Erkeğin duyguları öfke ve kırılganlık arasında gidip gelir.
Vajinismusun Nedenleri
Vajinismusun en sık nedenleri psikolojik kaygılardır. Kız çocuklarına öğretilen veya irademizin bilinçdışımıza kodladığı “cinsellik kötüdür”, “kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken bir şeydir” düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında önemli bir yer tutar. Bazen neden cinsel bilgi eksikliği, basit bir utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma olabilir. Bazen de altta yatan neden özellikle çocukluk dönemindeki travmatik bir yaşantıdır. Bu durumda geçmiş de yaşanmış taciz gibi travmatik olayların bilinçdışına itilen bugünkü izdüşümleri ve etkileri gibi daha karmaşık içsel çatışmalar, yanlış kalıplar yada zorlamalar beden-zihin bütünlüğünü bozup vajinismusa neden olabilir. M. Erickson'un dediği gibi "defolu bir öğrenme ve kabullenme" vardır.
Nedenleri davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşsal modellere göre de ele alabiliriz. Yani geçmişte yaşanmış bir taciz, ensest ilişki yada kötü bir cinsel deneyimin kötü ve acı verici olarak değerlendirildiği davranışsal model, yine geçmişte maruz kalınan cinsel yasaklar ve abartılı ilk gece hikayelerin bilinçdışında oluşturduğu cinsellikle ilgili negatif şemaları içeren bilişsel model, daha çok Freud’un ruhsal gelişim evrelerinden cinsel kimlik gelişiminin ilk basamağı olan fallik dönem sorunlardan kaynaklanan dinamik model ve kadın kendini eşine ifade etmesi, farkında olmadan kendi varlığını eşine hissettirmesi ve istediği ilgiyi görmesi için başlattığı bilinçdışı otomatik hareketleri içeren varoluşsal model şeklinde nedenler ele alınabilir. Model veya modellerin çabuk tespiti vajinismus tedavisine yön verir. Örnek olarak; davranışçı ve bilişsel yöntemle başarıya ulaşan bir tedavi sonunda cinsel ilişki yaşanır ve sorun çözülür. Fakat vajinismus nedeni eşe ve yaşama karşı kendini var etme çabası gibi varoluşsal bir yapı ise, zamanla yaşanılan cinsel ilişkiye karşı bunaltı ve kaygı duyulmaya başlanır ya da yaşanılan ilişkiden yeteri kadar cinsel haz alınmaz. Nedeni bilenemez. Her şey yolundadır, yıllardır çekilen sorun çözülmüştür ama bir anda anlamsız bir boşluğa düşülür. İşte varoluşsal model bu sorunun çözümüne ışık tutabilir. Bu nedenle her vakaya davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşçu yaklaşımları içeren “bütüncül psikoterapi” çerçevesinden bakmak doğru bir yaklaşım olacaktır.
Dinamik modele göre vajinismus; cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak görüldüğü bir savunma tepkisidir. Yani kadın, bilinçdışında, saldırgan ve tehditkar olarak algıladığı erkekle birleşmeyi reddeder. Vajinismuslu kadınlar annelerinin, kendisini ve çocuklarını korumaktan aciz, çaresiz ve bağımlı olduğunu düşünürler ve cinsel ilişkiyi annenin bu zavallılığıyla özdeşleşme çağrışımı yaptığı için, ilişkiye girmemeyi en iyi savunma olarak algılarlar. Sonuçta, vajina istem dışı kasılır, cinsel birleşme olanaksız hale gelir.
Nedenleri çoğaltmak mümkündür. “Hastalık yoktur hasta vardır” deyimini anımsatıp, benim şimdiye kadar rastladığım en sık vajinismusa yol açan nedenleri genel olarak sıralayacak olursak:
-Kızlık zarının çok değerli ve korunması gereken bir şey olduğu düşüncesi,
-Cinsel kimlik bozukluğu yani eşcinsel özdeşleşme,
-Cinsel bilgi eksiklikleri,
-Geçmişte cinsel tacize veya tecavüze uğrama,
-Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir acı duyulacağı fikri,
-Ağrı ve acı duyulacağına dair korku ve inanışlar,
-Ağrı eşiğinin düşük olması,
-Utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma,
-Baskıcı ve otoriter bir baba,
-Zayıf, güçsüz yada baskın bir anne,
-Pasif, bağımlı yada aşırı anlayışlı koca,
-Cinsel uyarılmada problemler,
-Vajinal kayganlıkla ilgili problemler,
-Cinsel isteksizlik,
-Genç kızlık döneminde seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzı,
-Kadının cinsel bir meta veya cinsel bir obje olarak algılanması,
-Cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi,
-Kızlık zarının korunması fikrinin yaşattığı ve şartlandırdığı gerginlik,
-Çocuklukta ve grenlikte “bacaklarını kapa”, “eteğini ört” gibi uyarılar,
-Cinsel mitler,
-Çocukluktan kalma korkular,
-Cinsellik konusunda yerleşmiş yanlış ön yargılar,
-Katı ahlak kuralları ve tabular,
-İlk cinsel ilişki sırasında kadının canının fazla yanması,
-Vajinanın içine herhangi bir şey giremeyecek kadar ufak olduğuna dair yanlış inançlar,
-Aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,
-Görücü usulü evlenmeler,
-Cinsel ilişkinin çok ağrılı olacağı yanlış bilgisi,
-Bilinçdışında yaşanan suçluluk, ayıp, günah gibi fiziksel, kültürel, dinsel ve ahlaki korkular,
-Bilinçdışına itilmiş bilinmeyen bir düşünce yada davranışın psikosomatik etkisi,
-İlk gece korkusu,
-Ağrılı bir jinekolojik muayene,
-Simgesel olarak zihninde aşırı büyütülen penis yüzünden çok acı çekme veya parçalanma korkuları,
-Geçmişte genital bölgeye gelen bir darbe yada travma,
-Gebe kalma korkusu,
-Çocuklukta makattan fitil kullanılması,
-Uygun olmayan veya istenmeyen bir birliktelikte eşten sakınma,
-Bazı enfeksiyonlar ve anormalliklerde vajinismusa yol açabilir. Bunlar: Endometriozis, kronik enfeksiyonlar, kızlık zarının gergin olması vb.
Vajinismusa Neden Olan Önyargılar
-İlk birleşme her zaman acı verir,
-Kızlık zarı aile şerefini korur, yırtılır, kanar ve patlar gibi ön yargılar,
-Cinsellik erkeklerin gereksinimidir,
-Cinsellik kadınları için zorunludur,
-Cinsel ilişki kötü ve acı vericidir,
-Erkekler potansiyel tehdit kaynağıdır,
-Erkekler baskındır,
-Vücuda giren bir şey zarar verebilir ve şiddet içerir,
-Korku ve öfke daima bastırılmalı, asla dışa vurulmamalıdır,
-Kadınlar zayıf ve çaresizdir,
-Erkeklere güvenilmez.
Vajinismusun Temel Belirtileri
O an geldiğinde kişi panik atak benzeri bir durum yaşar. Eşini iter, kasılır. Korkar, bilinci açık olsa da kontrolünü yitirir, kontrol bilinçdışının eline geçer. Kişi bilinçdışı tarafından negatif bir hipnoz transı haline getirilir. Endişe, korku, kaygı duyar. Kişi zamanla aşağıdaki duygu ve düşüncelere kapılabilir:
-Duygusal tatminde azalma,
-"Herkesin bu kadar kolay yaptığı bir şeyi ben nasıl yapamıyorum?" şeklinde suçluluk,
-Utanç duyma,
-Kendinden nefret etme,
-Hayal kırıklığı hissi,
-Aile büyüklerinin veya yakınlarının "Ne zaman çocuk sahibi olacaksınız?" soruları nedeniyle duyulan korku,
-Zamanla meydana gelen cinsel isteksizlik vb.
Vajinismusulu Kadınların Ortak Özellikleri
-Çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin iyi kızlarıdırlar, yani kurallara uyan, kızgınlığı dışa vurmayan, sürekli bir kabul ihtiyacı yaşayan kadınlardır,
-Cinsel ilişkiyi şiddet veya işgal edilme olarak görürler,
-Fiziksel şiddete maruz kalmış veya tanık olmuşlardır, yani kasılma, şiddete karşı önlem olarak ortaya çıkmaktadır,
-Cinsel şiddete maruz kalmışlardır,
-Her şeyin en kötüsünü düşünürler,
-Aileye bağımlıdırlar,
-Ahlaki ve cinsel olarak baskıcı ve otoriter bir babaları vardır,
-Baba-kız ilişkisinde güçlükler ve çatışmaları vardır,
-Cinsellikten hoşlanmayan ve cinselliği bir görev gibi yapan zayıf ve güçsüz bir anneleri vardır,
-Duygusal ve ruhsal gelişimleri sağlıklı değildir,
-Cinselliği aşağılayan bir aile yapıları vardır yani cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama, olumsuz dinsel şartlanma vb. durumlar ailelerinde sık görülen yapılardır,
-Çocuksu bir kişilikleri vardır, çünkü bu kadınların psikoseksüel gelişimleri biyolojik yaşlarından geridedir. Yani cinsel açıdan hálá çocukturlar.
-Cinsel ilişkiye veya penisin vajinaya girmesine karşı fobik bir korku reaksiyonları vardır, hatta bu reaksiyon hastanın bir anlamda panik atak geçirmesine neden olabilir,
-Kontrolsüz davranışları vardır,
-Bedenlerinden hoşnut olmazlar,
-Ya çok çabuk güvenirler ya da güven duymada zorlanırlar, güven duyguları zedelenmiştir,
-Çocukluk çağından kalma korkuları sık yaşarlar,
-Kaygılı ve tedirgin ruh halleri vardır,
-Çocukluklarında ve genç kızlıklarında ailevi sorunları vardır,
-Yetişkinliği ve evliliği kabul etmede güçlük çekerler,
-Genellikle düşük sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyleri vardır,
-Kentli kadınlarda daha az, kırsal kesim kadınlarında biraz daha çok görülür,
-Okşanmaktan hoşlanırlar hatta klitoris uyarılması ile orgazm olabilirler,
-Uyuyan Güzel: Kocalarıyla kardeş gibi yaşayan, çocuksu kadınlardır. Ailelerine bağımlı ve ebedi öğrenci olurlar.
-Savaşçı: Seksi karşı cinsler arası mücadele gibi görürler. Kadınlığın zayıflık ve pasiflik olarak algılanışı acı verir.
-Kraliçe Arı: Cinselliği reddederler. Erkeği yalnız soyun devamı için isterler. Onlar için cinsellik kirli ve aşağılayıcıdır.
-İyi Kız Sendromu: İlk kez 1976 yılında G.C.MOULTON tarafından okullarında başarılı ve ebeveynleriyle hiçbir ciddi çatışmaları olmayan, edilgen, itaatkâr, boyun eğen, yumuşak başlı kadınların ortak özellikleri tanımlamak için kullanılan bu sendrom; çeşitli kültürlerde erkek ve kız çocukları için kalıplaşmış toplumsal farlılıkları ve inançları esas alır. Yani kız çocuklarının daha uysal, daha söz dinleyen, daha güvensiz, daha yardıma ihtiyaç duyan, başarıya daha az önem veren, daha duygusal, ezbere ve tekrara dayalı işlerde daha yetenekli oldukları düşünülürken; yüksek bilgi işlem düzeyi ve yaratıcılık gerektiren işlerde daha başarısız oldukları kabul edilir. İyi kız sendromu ile birçok cinsel işlev bozukluğu arasında bağlantı vardır. Cinsel terapi için başvuran orgazm olamayan kadınların çoğunun çocukluklarında veya genç kızlıklarında kendilerini iyi kız olarak tanımlamaları hiç şaşırtıcı değildir.
Vajinismusun Tipleri ve Tanısı
Vajinismusun tanısı ilk cinsel aktivite sırasında olanları çiftin anlatmasıyla konulur. Vajinanın üçte bir dış kısmanda koitusu yani cinsel birleşmeyi engelleyecek boyutta yineleyici ve sürekli olarak istem dışı kasılma olması ilk seferde orta şiddette yaşanır, ancak çoğunlukla ilişkiye izin vermeyecek biçimde ağrılıdır. Bu duruma Primer Vaginismus denir. Primer vajinismusda kişi hayatında hiçbir başarılı cinsel birleşme yaşayamamıştır. Primer vajinismusun altında yatan en önemli sebep korkudur. Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda doğum, düşük, kürtaj kötü ve sert yapılan bir jinekolojik muayene sonrası, yırtıklar ve enfeksiyonlara bağlı olarak nadiren görülenlere ise Sekonder Vaginismus denir. Sekonder vajinismus genellikle disparoniye yani ilişki esnasında ağrıya bağlı olarak gelişirken nadiren de daha önceden tedavi olmuş olan kişilerde problemin tekrarlaması şeklinde de oluşabilir.
Vajinismusun Görülme Sıklığı
Vajinismus, cinsel terapi merkezlerine başvuranlar arasında en sık rastlanan şikayetlerden biridir. Yani başvuran kadınların %56-73’ünü vajinismus oluşturmaktadır.
Vajinismus ve Kızlık Zarı
Kızlık zarı; vajinismuslu kadınların kafasındaki çoğu soruların karşılığı olur ve cinsel ilişkide bulunamamasının nedeni olarak “kızlık zarının kalınlığı” gösterilir. Bu nedenle çoğu zaman hymenektomi adı verilen cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi operasyonu yapılır. Ama sonrasın da sorun devam edince hasta yıkılır. Uzun süre yardım almak istemez ve tedavi olmak için cesaretini kaybeder. Bilinenin aksine gerçekten cinsel ilişkiye engel olacak kızlık zarının veya vajenin bir anatomik bozukluğun görülme sıklığı ise %1'in altındadır.
Vajinismus ve Vajen
Vajinismus, kadın veya erkeğin genital organların anatomik yapısından ilişkisiz bir şekilde ortaya çıkar. "Vajinam çok küçük veya çok dar, bu yüzden cinsel ilişkiye giremiyorum" düşüncesi çok yanlıştır. Çünkü vajina oldukça esnek bir yapıdadır. Cinsel uyarımla birlikte genişler ve uzar. Hatta doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar genişleyebilir.
Vajinismus ve Cinsel Soğukluk
Vajinismusta başlangıçta cinsel ilişkiye girmede isteksizlik yoktur ancak ilişki sırasında acı duyma ve zarar görme duygusu ön plandadır, cinsel arzu ve vajende ıslanma mevcuttur. Oysa cinsel soğuklukta temel sorun cinsel ilişkiden zevk almamaktır. Ama her ikisinde de ayıp ve günah duygusu önemli yer tutar. Bununla birlikte bazı kadınlarda da daha önce cinsel ilişkide sorun yokken, sonradan meydana gelen bir cinsel ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir. Bu durumda cinsel soğukluk sekonder vajinismus nedenlerinden biri olabilir.
Vajinismus ve Gebelik
Vajinismus yalnızca sağlıklı ve mutlu bir cinsel birleşmeye engeldir. Normale göre gebelik şansının az olmasına rağmen, vajen ağzına dökülen spermlerin içeri kaçması sayesinde gebelik oluşabilir. Hatta tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olunması bile mümkündür. Son yıllarda bakire olup da tüp bebek tedavisi gören hastaların sayısında artış var.
Vajinismus ve Annelik
Bazı jinekologlar doğum sırasında vajinismusun kendiliğinden çözülebileceğini düşünseler bile; doğum yapan ve anne olan kadının vajinismusu genellikle devam eder, sonlanmaz. Çünkü bu çiftler genellikle sezaryeni tercih ederler. Hamilelik boyunca çiftlerin aralarındaki problemler de devam eder.
Vajinismus Erkekleri
Vajinismuslu kadınlar görücü usulüyle evlenmemişlerse, eş veya sevgililerini otoriter ve baskıcı babalarının aksi özellikteki erkeklerden seçerler. Evlilik öncesi başka kadınlarla yaşadıkları cinsel deneyimleri sınırlı olan eşleri; çoğunlukla aşırı nazik, pasif, girişken olmayan, edilgen erkeklerdir. Tencere ve kapak misali karı-koca birbirini kırmaktan aşırı derecede korkarlar. Vajinismuslu kadınlar nasıl çocukluğunda iyi kız ise eşleri de iyi çocuktur. Yani cinselliğin kötü kadınlar için olduğunu, bir eşin saf ve masum olması gerektiğine inanırlar. Genellikle evlilik öncesi cinsel yakınlaşmaları dokunma ve öpüşmeden ileri gitmeyen çift evlendikten sonra da karşılıklı anlaşarak cinsel ilişkiden kaçar. Çünkü her iki tarafın da cinsel birleşmeyle ilgili bilinçli ve bilinçdışı korkuları vardır. Birleşme gerçekleşmese de, cinsel yaşamları asgari ölçüde devam eder, düzenli olarak sevişirler, sürtünerek boşalabilirler. Hatta sürtünme doğrudan klitorisi uyardığı için vajinismuslu kadınlarda orgazm olma oranı daha da yüksektir. Vajinismus nedeniyle boşanma oranı düşüktür. Çünkü ortak cinsel korkular çifti birbirine yaklaştırmaktadır. Bu nedenle vajinismuslu kadınların partnerlerinin tutumu son derece önemlidir. Eğer erkek kadının korkusunu anlamaya çalışıp ona destek olma yerine, bir an önce cinsel ilişkiyi gerçekleştirip hem kendisine hem eşine hem de ailesine karşı erkekliğini ispatlama gayreti içinde hareket ederse, ki genellikle böyle olur, sorun daha da büyüyecektir. ( İlk gece sonrası eşler olup bitenler konusunda aile büyüklerine hesap vermektedirler. Bu, toplumumuzun hoş olmayan bir adetidir ve sorunu içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir.) Vajinismuslu kadınların partnerleri yanlış olarak istenmedikleri, reddedildikleri, yeteri kadar sevilmedikleri duygularına kapılabilirler. Zamanla erkekte sertleşme yetersizliği, cinsel isteksizlik ortaya çıkabilir.
VAJİSMUSUN TEDAVİSİ
Bilinçdışında geçmişte yaşanmış yada duyulmuş olumsuz bir olayın eşe istemeden yansıtıldığı vajinismus her zaman tedavi edilebilir. Sorunun bilinçdışı istek ve şartlı refleks ile ortaya çıktığından bu nedeni ortadan kaldırmak için bilinçdışı süreçlerde zihinsel manevralar yapıp yeni olumlu şartlı refleks arkları oluşturmak gerekir.
Önce özel bir ilgi ve uzmanlık alanı olan cinsel terapist tarafından çiftin cinsel öyküsü alınır ve cinsel terapistin gerekli gördüğü durumlarda tam bir jinekolojik muayene yapılır. Ama vajinismus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu jinekolojik muayene olmak istemezler hatta muayene hakkında konuşulması bile aynen ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya sebep olabilir. Daha sonra bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için danışanların rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için cinsel terapiye geçilir. Çifte cesaretli olmaları, başaracaklarına inanmaları ve güvenerek sabırla beklemeleri konusunda telkinlerde bulunulur. Cinsel terapi sırasında çifte ayna tutma egzersizleri, idrar tutma egzersizleri, çatı kaslarını gevşetme ve kasma egzersizleri, kegel egzersizleri, parmak egzersizleri, çubuklarla genişletme egzersizleri, sınırlı penis girişi egzersizleri vb. “invivo duyarsızlaştırma”, “invitro duyarsızlaştırma” ve “pelvik taban rehabilitasyonu” öğretilir. Tedavinin birinci aşamasında invivo duyarsızlaştırmada hastanın kendi vücudunu tanıması için “dokunma ve okşama egzersizleri” ve parmak egzersizleri yaparak, bir anlamda ilişki sırasında ortaya çıkan panik atağın küçük çaplı bir benzerini yaşaması hedeflenir. İnvitro duyarsızlaştırma da ise benzer durum hastanın kendi parmağı ile değil bazı cam tüpler, plastik kanüller veya eşinin parmağı ile sağlanır. Her ikisinde de amaç; vajinanın genişleyebilir bir organ olduğunun kişiye gösterilmesi, ilişki sırasında yaşanan panik atağın küçük bir benzerinin oluşturulması ve bununla başa çıkmayı öğrenmeyi sağlamaktır. Egzersizler sırasında yapay kayganlaştırıcıların kullanılabilir. Bu duyarsızlaştırmayla paralel olarak hastanın pelvis kaslarını tanımasını ve onlara hakim olmasını sağlayan Kegel Egzersizleri de yapılır. Cinsel terapide eşten gelen ruhsal destek çok önemlidir. Tedavinin ikinci aşamasında ise ilişki öncesi ön sevişmenin uzun tutulması ve kadının iyice uyarılmasının üzerinde durulur. Cinsel terapistin uygun görmesi durumunda ilaç tedavisi de uygulanabilir. Cinsel terapi süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir.
Son olarak uygun tedavi yöntemleri ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı % 95 -100'dür.
Vajinismus ve Gevşeme Egzersizleri
Bu egzersizde önce duş alınır, eşle birlikte yatakta yan yana sırt üstü yatılır. Derin nefesler alıp verilir. Ayak uçlarınızdan itibaren sırasıyla boynunuza kadar tüm kaslar kasıp gevşetilir. Günde en az 20 dakika yapılmalıdır.
Vajinismus ve Fantezi Modellemesi
Cinsel terapi döneminde her gece yatakta, uyumadan önce, gözler kapalı bir şekilde eşle cinsel birliktelik hayal edilir, buna “fantezi modellemesi” denir. Hayalin gerçekmiş gibi yaşanması önemlidir.
Vajinismus Tedavisinde Parmak Egzersizleri
Cinsel terapide danışan çiftin ve terapistin birlikte aşması gereken üç önemli tabu vardır. Bunlar:
1-Vajene bir şey girmesi tabusu, ( Kişinin kendi parmağını vajene sokması )
2-Vajene bir başkasının bir şeyinin girmesi tabusu ve ( Eşin parmağının vajene sokulması )
3-Vajene penis girmesi tabusu.
Cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan panik atağın küçük çaplı bir benzerini yaşatmak ve bununla başa çıkmayı öğretmek için öncelikle hasta kendi parmaklarıyla egzersizlere başlar, daha sonra eşinin parmağı ile egzersize devam edilir. Parmak egzersizlerinde amaç; vajinanın genişleyebilir bir organ olduğunun kişiye gösterilmesidir. Parmak egzersizleri sıcak yumurtayı elde tutmaya benzer. Sıcak yumurta önceleri elde tutulamaz ve elden ele alınarak soğutulmaya çalışılır. Zamanla yumurta soğur ve ellerde yumurtanın sıcaklığına alışır. Yumurta soğudukça kişi rahatlar ve elini yanmaz. Sonunda yumurta soğur, kabuğu kırılır ve afiyetle yenir. Parmak egzersizleri de yumurtanın soğuması gibidir, kişi zamanla panik haline alışır ve yüzleştiği olumsuz duygularla baş etmeyi öğrenir. Sonunda yumurtanın afiyetle yenmesi gibi cinsel ilişki de gerçekleşir.
Egzersizler sırasında yapay kayganlaştırıcıların kullanılabilir. Parmak egzersizlerine geçmeden önce vajinanın nasıl bir organ olduğunun görülmesi için bir ayna karşısında incelemesini içeren ayna tutma egzersizleri yapılır. Daha sonra cinsel terapist tarafından çifte vajinanın çok küçük olduğu konusundaki korkunun hayal ürünü olup gerçeklere dayanmadığı, vajina duvarlarının son derece esnek olduğu, buradan doğum sırasında bir bebeğin kafasının çıkabildiğine göre penisinizin de kolayca geçebileceği izah edildikten sonra, “egzersiz sırasında herhangi bir aşamada rahatsızlık hissederseniz bir sonraki aşamaya geçmeyin ve neyin rahatsızlık verdiğini anlamaya çalışın”, “vajinal kasların sıkıştığını hissettiğinde biraz ara verin” önerilerinden sonra aşağıdaki “parmak egzersiz programı” uygulanır. Bu program kendi parmaklarıyla bireysel ve eşinin parmaklarıyla eşli egzersizi şeklinde iki aşamadan oluşur. Bireysel Parmak Egzersizi kadın için en zor olanıdır, fakat bunu bir kez başarırsa, diğer aşmalar daha kolay gelişecektir.
Bireysel Parmak Egzersizleri
1-Parmak egzersizi öncesi gevşeme egzersizi yapın. Egzersiz boyunca da gevşek olmaya ve gevşekliği korumaya çalışın.
2-Öncelikle bebek yağını elinize ve vajinanıza sürün. Bir elinizle klitorisinizi bulun, belli bir ritimde ve basınçta okşayın. Diğer elinizle göğüslerinizi veya hoşunuza gidecek bir başka bölgenizi okşayın.
3-Uyarıldığınızı düşündüğünüzde vajeninize deliğine dokunun. Parmaklarınızı vajen deliğinin etrafında daire hareketleri yaparak uyarıya devam edin.
4-Sulanma olduğunda iyice kayganlaştırılmış serçe parmağınızın ucunu ilk boğuma kadar sulanmış vajeninize sokun. Kendinizi rahat ve gevşemiş hissedene kadar orada tutun ve bekleyin. Daha sonra daire hareketi yapın.
5-Rahatsanız ikinci boğuma kadar sokun. Yine bir süre bekleyin ve daire hareketi yapın.
6-Hala rahatsanız tamamını sokun, bekleyin ve daire hareketi yapın. Hiç rahatsızlık duymayana kadar egzersize devam edin.
7-Aynı egzersizi daha kalın bir parmak olan orta parmakla tekrarlayın.
8-Aynı egzersizi işaret ve orta parmaklarınızı birleştirerek iki parmakla tekrarlayın. Daha sonra eşli egzersize geçin.
Eşli Parmak Egzersizleri
1-Egzersiz öncesi eşinizle birlikte gevşeme egzersizi yapın.
2-Eşinizle sevişin. Onun sulanmasını sağlayın.
3-Bebek yağını elinize ve eşinizin vajinasına sürün. Bir elinizle klitorisini bulun, belli bir ritimde ve basınçta okşayın. Diğer elinizle eşinizin göğüslerini veya hoşuna gidecek bir başka bölgesini okşayın.
4-Uyarıldığını düşündüğünüzde vajen deliğine dokunun, parmaklarınızı vajen deliğinin etrafında daire hareketleri yaparak uyarıya devam edin.
5-Sulanma arttığında işaret parmağınızı ilk boğuma kadar eşinizin vajenine sokun. Eşiniz kendini rahat ve gevşemiş hissedene kadar orada tutun ve bekleyin. Daha sonra daire hareketi yapın.
6-Eşiniz rahatsa ikinci boğuma kadar sokun. Yine bir süre bekleyin ve daire hareketi yapın.
7-Hala rahatsa tamamını sokun, bekleyin ve daire hareketi yapın.
8-Eşinizden gevşemesini ve vajinasını çevreleyen kasları sıkıp gevşetmesini isteyin. Parmağınızın sıkıldığını hissedin. Eşinizin de parmağınızı sıktığında içinde hissetmesini isteyin.
9-Sonra parmağınızı çok yavaşça ileri geri hareket ettirin ve hızınızı eşinizi rahatsız etmeyecek kadar arttırın.
10-Daha sonra aynı egzersizi işaret ve orta parmaklarınızı birleştirerek iki parmakla tekrarlayın. Daha sonra penis egzersize geçin.
Birkaç hafta yapılan parmak egzersizlerinden sonra sınırlı penis girişi egzersizine geçilir. Sınırlı penis girişi egzersizinde kadının tamamen uyarılmış olmasından ve ekstra kayganlaştırıcı kullanıldıktan sonra, onun istediği kadar yavaş ve nazik olarak hareket etmesine imkan veren kadının üstte olduğu pozisyon seçilir. Başlangıçta fazla sert girmeyip penisin vajinasında bulunmasından kaynaklanan duygulara alışması sağlanır. Bu amaçla önce penis başı vajenin içine yerleştirilir.
Sınırlı Penis Girişi Egzersizleri
1-Egzersiz öncesi eşinizle birlikte gevşeme egzersizi yapın.
2-Eşinizle sevişin. Onun sulanmasını sağlayın.
3-Bebek yağını elinize ve eşinizin vajinasına sürün. Bir elinizle klitorisini bulun, belli bir ritimde ve basınçta okşayın. Diğer elinizle eşinizin göğüslerini veya hoşuna gidecek bir başka bölgesini okşayın.
4-Uyarıldığını düşündüğünüzde vajen deliğine dokunun, parmaklarınızı vajen deliğinin etrafında daire hareketleri yaparak uyarıya devam edin.
5-Sulanma arttığında sırt üstü yatın. Eşiniz üste dizleri bedeninizin her iki tarafında olmak üzere diz çökmesini sağlayın.
6-Eşiniz rahatsa penis başını biraz aşağı doğru indirerek vajenin girişine yerleştirin.
7-Hala rahatsa tamamını penis başını vajene sokun, bekleyin.
8-Herşey yolundaysa eşinizden kalçasını ileri doğru hareket ettirerek penisinizi tamamen içine almasını isteyin ve yine bekleyin.
9-Eşinizden gevşemesini ve vajinasını çevreleyen kasları sıkıp gevşetmesini isteyin. Penisinizin sıkıldığını hissedin. Eşinizin de penisinizi sıktığında içinde hissetmesini isteyin.
10-Sonra eşinizden kalça hareketleri ile çok yavaşça ileri geri hareket etmesini isteyin ve eşinize hızını kendini rahatsız etmeyecek kadar arttırması yönünde telkinde bulunun.
11-Daha sonra aynı egzersizi her gün tekrar edin.
Vajinismus ve Hipnoz
Son yıllarda vajinismus tedavisinde hipnoz yani hipnoterapi de başarılı sonuçlar vermektedir. Hipnoz bir uyku değildir, aksine bir uyanıklık, farkındalık ve telkin alabilirliğin arttığı derin bir gevşeme durumdur. Bilinç açık olduğu için hipnoza girildiğinde istemediğiniz bir şey size yaptırılamaz. Vajinismusta hipnoz tek başına yeterli değildir. Önemli olan hipnozu hipnoterapiye çevirmektir. Bunun için hipnoz altında verilen telkinler, zihinsel ve imgesel uygulamalar ile endişe, korku ve kaygılar ortadan kaldırılır. Böylece cinsel ilişkinin ağrı ve acı olmadan olabileceğine dair inanç artar. Bu bağlamda; hipnoterapi ile danışanların kendilerinin bile farkında olmayıp bilinç altına attıkları tüm olumsuz düşünceleri bir yerde su yüzüne çıkararak adeta bir "farkındalık durumu" yaratılmakta ve bu sayede korku ve kaygıların azaltılması sağlanmaktadır. Ortalama 6 seans da hipnoz ile değiştirilmiş bilinç hali oluşturulur, var olan zihnin dirençleri ortadan kaldırılır ve bilinçdışı süreçlerde zihinsel manevralar yapıp yeni olumlu şartlı refleks arkları oluşturulan imgeleme teknikleri ile sonuca varılır. Bilinçdışı olaylar çözülür, şartlı refleks ile cinsel birleşme öncesinde anahtar işaretlerle rahatça kullanabilen gevşeme teknikleri öğretilir, kasılma gevşemeyle yer değiştirilir, cinsel birleşme ile ilgili imajinasyonlar yaşatılır, ruhsal istek ve orgazma ulaşma konusunda çift eğitilir.
Vajinismus Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gereken Konular
-Tedavi mutlaka eşle beraber olmalıdır.
-Vajinismusun fiziksel bir nedeni olabilir ve bu nedenle kadının mutlaka cinsel terapi öncesi bir kadın doğum uzmanına görünmesi gerekir.
-Deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan her tedavi girişimi çifti dipsiz bir kuyuya doğru sürükler, umutlarını kırar, tedaviyi güçleştirir.
-Tedavinin sonlarına doğru eşlerin arası açılmaya başlar ve sık sık kavga etmeye başlarlar.
-Hasta çift yaklaşık 10-12 seans sonrasında sağlıklı bir cinsel hayata kavuşabiliyor. Tedavi süresinin uzunluğu ise genellikle 3 hafta ile 3 ay arasında sürüyor.
-Vajinismusu mekanik olarak çözmek yetmez. Çifte sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayat sunmak için tedavide iki aşama izlenir. 1. aşamada cinsel birleşmenin olmasını hedefleriz. 2. aşamada ise cinsel ilişkiden zevk alma ve orgazm olma teknikleri öğretilir.
-Vajinismuslu hastaların yüzde 10 ile 15'i çok kolay tedavi edilir. Bu hastaların uyuşturucu krem veya pomat sıkılmış su ile oturma banyosu, belli pozisyonlar ve egzersizler ile bir veya iki seansta tedavi olabilirler.
Vajinismus Tedavisini Yapacak Olan Hekimde Olması Gerekenler
-Vajinismus konusunda bol vaka tecrübesi olmalı,
-İlgili, şevkatli ve anlayışlı olmalı,
-Ukala olmamalı,
-Hekim çifti yanında rahat hissettirmeli vb.
Vajinismus ve PC Kasları
Vajina girişinin etrafındaki çok güçlü kaslara, aşk kasları, vajina kasları, pelvik taban kasları ya da PC kas grubu denir. Üreme sistemi ve üriner sistem için kilit rol üstlenmişlerdir. Bu kaslar idrar tutmaya, cinsel birleşmeye, orgazma ve doğum sırasında bebeğin çıkmasına yardımcı olurlar. Bu kaslar üriner açıklığı, vajinayı ve anüsü bir çember gibi çevrelerler ve iskelet sistemine tutunarak, pelvic organları destekleyip tutarlar. Bu kaslar genellikle gevşek değildir. Bu kasların sıkılması cinsel birleşmeye engel olur. Cinsel terapide amaç bu kaslar üzerindeki bilinçli kontrolün öğrenilmesi ve koşullanmış refleksi sistematik olarak değiştirmektir.
Vajinismusta Koruyucu Tedavi
Vajinismus ülkemizde batılı toplumlara göre daha yaygın bir sorundur. Ama çiftlerin “evlilik öncesi cinsel danışmanlık” hizmeti almaları koruyucu tedavide çok önemlidir. Evlilik öncesi cinsel danışmanlık için cinsel terapiste giden çiftlerde yukarıdaki tüm etmenler olsa da vajinismus olmaz. Korunmanın tek çaresi de budur. Ayrıca ergenlik dönemine girmeden genç kızlarımızın “ergenlik öncesi cinsel danışmanlık” hizmetlerinden faydalanmalarını da öneriyorum.
Vajinismusta Hatalı ve Yanlış Tedaviler
Yukarıda ayrıntılı olarak anlattığım, vajinadaki istem dışı kasılmaların aşamalı egzersizlerle ortadan kaldırılması ve rahatsızlığa yol açan psikolojik etkenlerin çözümlenmesi üzerine kurulu tedavi yaklaşımının yanında, tedavi adına yapılan hatalı uygulamalar da sıktır. Hatta absürdlük düzeyine vardığını düşündüğüm bazıları ise daha da kötü travmalara yol açabiliyor. İşte birkaç örnek:
1-Hymenektomi yani kızlık zarının ameliyatla alınması: Vajinismusun kızlık zarıyla bir ilişkisi yoktur. Kızlık zarının alınması var olan sorunu çözmez. Fakat meslek hayatım boyunca bir kez karşılaştığım ve çok nadir görülen bir durum olan kızlık zarının kalın olması gibi zar anormalliğine bağlı ağrı, acı veya kanama nedeniyle vajinismus gelişmiş ise, cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi yapılabilir.
2-Genel anestezi altında cinsel birleşme: Bilindiği üzere genel anestezi sırasında vajinal kaslar gevşediğinden cinsel birleşmeye olanak vermeyen vajinal kasılmalar olmaz ve ilişki gerçekleştirilebilir. Ancak bu durum çözüm olmaz ve sonraki cinsel birleşmelerde aynı sorun yaşanır. Ayrıca çiftlerden birinin uyuşturulması, kendini bilmeden ilişkiye zorlanması, tıp etiğine, ahlaki yapımıza ve hatta çağdaş insana yakışmayan bir durumdur. Çünkü sevişmede ve cinsel ilişkide karşılıklı haz esasken bu durum bir nevi tecavüzdür.
3-Vajinaya botoks uygulanması: Vajina ve çevresine kontrollü botoks enjeksiyonu yapılarak kasılmanın önüne geçilebildiğinin iddia edildiği bu tedavi yöntemi henüz gelişim aşamasındadır. Botoks vajina kaslarını geçici olarak felç eder ve böylelikle cinsel birleşme sağlanabilir. Ama kadının ağrıyacak, acıyacak, kanayacak vb. korkuları, cinsel birleşmeye karşı bilinçdışı direnci, geçmiş travmalarının etkileri olduğu gibi kalır. Bu durumda botoksun felç edici etkisine rağmen vajinismus devam edebilir veya botoks geçici olarak işe yarasa bile etkisi geçtiğinde vajinismus tekrar ortaya çıkabilir.
4-Lokal uyuşturucu kremler ve pomadların ilişki öncesi vajinaya sürülerek kullanılması: Kadınların bilinçdışı korkularını ortadan kaldırmadığı için yararsızdır.
5-Kadının cinsel ilişki öncesi alkol alması: Alkolün hafif alınması vajinismusa yol açan faktörleri ortadan kaldırmadığından ve fazla alınması ise sarhoşluk yaparak kişinin bilincini kaybetmesine yol açtığından yararsızdır.
-Cinsel ilişki öncesi sakinleştirici ve kas gevşetici ilaçların birlikte kullanılması: Bu tür ilaçlar yararsızdır ve üstelik bazıları cinsel isteği azalttığı için cinsel ilişiki öncesi alınmaları normalde de tavsiye edilmez.
6-İlişki öncesi vajinaya buhar tutulması, sıcak su banyosu, lokal uyuşturucu krem veya pomat, ağrı kesici, sakinleştirici ve sıkıntı giderici ilaçların birlikte kullanımı: Sadece cinsel birleşme korkusu yaşayan ve vajinal kasılmaları olmayan kişilerde bazen işe yarayan veya geçici çözüm olabilen bu yöntem vajinismusta yararsızdır.
7-Muayenehanede Gerdek: Vajinusmusun Türkiye’de pek çok evliliğin sona ermesine neden oldu ve maalesef bu konu çok istismar edildi. Hastalara iyileşeceksiniz denilerek olmadık şeyler önerilemez. Cinsel eğitim,cinsel danışmanlık ve cinsel sorunların tedavisi alanında çalışan farklı disiplinlerden gelen profesyonelleri bir arada tutmayı ilke edinmiş CİNSEL Tıp Enstitüsü olarak amaçlarımızdan biri de cinsel tedavilerin etik ilkelerinin oluşturulması ve istismarın önlenmesidir. Cinsel sağlık bilimi ile ilgilenenlerin yaptıkları mesleki uygulamaları için standartlar öneriyoruz, cinsel terapistin ve hastanın haklarını korumayı amaçlıyoruz. Çünkü etik kurallar, cinsel eğitim, danışmanlık, cinsel terapi ve cinsellik araştırma koşulları için gereklidir. Tüm üyelerimizden ve cinsel sağlık bilimi ile ilgilenenlerden etik kurallara her zaman uymalarını istiyor ve bekliyoruz. Bu nedenle tek seansta, kadına sakinleştirici, kas gevşetici ve ağrı giderici ilaçlar, kayganlaştırıcı ve lokal uyuşturucu kremler ve pomadlar verdikten sonra, hekimin telkinlerle çifti kendi muayenesinde, hatta gözetimi altında cinsel ilişkiye zorlaması başkanlığını yaptığım CİNSEL Tıp Enstitüsü tarafından Türk örf ve adetlerine uygun bulunmadığı ve tıbbi etik ihlal edildiği için kınanmış bir tedavidir. Avrupa Birliği’nin bazı ülkelerinde ve ABD’de doktorun gözü önünde cinsel ilişkiye girme ve sorunları yerinde tespit ederek çözmeyi içeren tedavileri uygulayan özel merkezler var, ama batı ile bir kültür ve anlayış farkımız var. Burası Türkiye. Türk hekimleri olarak kendi toplumsal yapımıza, örf ve adetlerimize uygun tedavi yöntemlerini tercih etmeliyiz. Aksi durumlarda tedaviye muhtaç insanlarımız, cinsel sağlık bilimi ve bu tedavileri uygulayan profesyoneller zarar görebilir. Çünkü Cinsel Haklar Bildirgesi’ne göre; cinsellik her insanın kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olan mahremiyet, duygusal ifade gibi temel insan ihtiyaçlarının doyumuna bağlıdır. Cinsel haklar özgürlüğe, onura ve her bir insanoğlunun eşitliğine dayalı evrensel insan haklarıdır. Cinsel haklar tanınmalı, teşvik edilmeli, saygı gösterilmeli ve toplumlar tarafından savunulmalıdır. Cinsel sağlık bilimi bu cinsel hakların tanındığı, saygı duyulduğu ve uygulandığı ortamlarda mümkündür. Her çeşit cinsel zorlama ve istismar cinsel özgürlüğün dışındadır. Cinsel mahremiyet hakkı, başkalarının cinsel haklarına müdahale edilmediği sürece cinsel yakınlaşma konusunda bireysel karar verme ve davranma hakkını içerir. Son olarak cinsel bilginin bilimsel açıdan etik araştırmalar sonucu elde edilmiş olması ve bütün sosyal seviyelerdeki kişilere uygun şekilde yayılması gerektiğini ifade eden bilimsel araştırmaya dayalı cinsel bilgi edinme hakkı asla muayenehanede cinsel ilişkiye teşvik olarak değerlendirilmemelidir.
8-Tek Seanslık Tedaviler
Vajinismusta çiftler bu sorunu çözmeye tam olarak hazırsa, erken bir başvuru varsa ve derinlerde yatan ciddi bir patoloji yoksa, sorun “cinsel bilgilendirme ve danışma” ile kolaylıkla çözülebilir. Ama tek seanslık bir tedavide sorunu çözmek adına kadınlara kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçlar, lokal uyuşturucu kremler verme, sıcak suda oturtma, vajene buhar tutma kadının var olan korkularını daha da arttırır. Çünkü kadının “çok ağrıyacak, canım yanacak, çok kanayacak, zar patlayacak, zar yırtılacak” vb. korkularına, “evet ağrıyacak ama biz ağrımaması için gerekli ilaçları size verdik” türünden telkin edici yaklaşımlar çok doğru değildir, hastayı üzmek ve korkutmaktan başka bir şeye yaramaz. Bu nedenle tek seanslık tedavileri tavsiye etmiyorum.
Cinsel Terapist Helen Singer KAPLAN’ın “Resimli Cinsel Tedavi Kılavuzu” adlı kitabının ikinci baskısında vajinismusun tedavisi aşağıda anlatılmıştır: "Tedavi temel olarak koşullandırılmış vajinal tepkinin ortadan kaldırılmasından oluşur. Bu işlem, gevşemiş ve sakin koşullar altında, vajinal girişe kademeli olarak boyutu büyüyen nesnelerin yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir. Hasta, fallus boyutunda bir nesneyi tolere edebildiğinde tedavi olmuş demektir. Bu inanılmaz derecede basit tedavi planı birçok vajinismik kadının vajinalarını kapatan basit koşullandırılmış bir refleks göstermemesidir. Bu kadınlar genellikle aynı zamanda cinsel ilişki ve penetrasyon konusunda fobiktir. Tedavinin koşullandırmanın giderilmesi bölümü başlamadan önce fobik kaçınmanın ortadan kaldırılması gerekir. Fobik olarak cinsel ilişkiden kaçınma halinin yönetilmesi için çeşitli teknikler vardır. Bunlar, mantıksız korkunun altında yatan bilinçsiz unsurların analitik bir şekilde yorumlanması, destek ve güven tazelemesi ve “korku duyguları ile baş başa kalmak konusunda” cesaretlendirme ve bu duygulara karşın penetrasyon girişiminde bulunma; ve sistematik olarak hassasiyetin giderilmesi ve hipnoz gibi davranışsal tekniklerdir. Genellikle analitik ve destekleyici yöntemlerin bir bileşimini uygularım. Vajinismusun oluşmasına neden olan orijinal kaynağı veya travmayı araştırmaya çalışır ve buna verilen duygusal tepkiyi ele alırım. Hızlı bir şekilde bu oluşumun ötesine geçerim ve sorunun burada ve şimdi görülen yıkıcı etkilerini incelerim ve hastanın bunun üstesinden gelmek amaçlı yapıcı ve rasyonel çabalarını desteklerim. Bununla birlikte, başkaları daha keskin davranışsal yaklaşımlar kullanmışlardır ve bunlar iyi sonuçlar vermiştir.
İn – vivo hassasiyet giderme veya penetrasyon yalnızca kadının vajinal penetrasyon konusundaki fobik kaçınması ortadan kaldırıldıktan ve cinsel ilişki ile ilgili karmaşıklıkları, prosedür hakkında nispeten çatışmasız hale gelmesini sağlayacak kadar çözüldükten sonra başlatılmalıdır. Klinisyenler koşullandırmanın giderilmesi amacıyla vajinaya sokulacak çeşitli nesneler kullanırlar. Bazıları kademeli cam kateterlerin kullanımını önerirken diğerleri kauçuk, başkaları da tampon kullanmaktadır. Nesnenin doğasının ne olduğu koşullandırma amacı açısından önemli değildir. Ben, hastalar için duygusal olarak en kabul edilebilir yöntem olduğunu gördüğümden ve suni nesnelere göre terapatik dirençleri mobilize etmesi daha az muhtemel olduğundan, hastanın ve kocasının parmağını kullanırım.
Prosedür
Hastaya yalnız başınayken bir ayna kullanarak vajinal girişini gözlemlemesi söylenir. İşaret parmağını vajinal girişe koyması ve parmak ucunun vajinal girişe sokulmasının ne hissettirdiğini görmesi istenir. Bu duygular ve bunların anlamları daha sonraki terapi seansında güven tazeleyici bir biçimde araştırılır. Buna ek olarak, hastanın bu süre içerisinde sahip olduğu herhangi bir hayal ve fantezi sıklıkla bilinçsiz güçlerin ortaya çıkartılmasında ve çözülmesinde yardımcı olur, bunlar bazı durumlarda koşullandırılmış refleksin ortadan kaldırılmasına hizmet eder. Hasta parmak ucunu sokabildiğinde, bir sonraki sefere tüm parmağını sokması söylenir. Daha sonra iki parmağını. Bazı durumlarda daha sonra kaplamasını çıkarmadan bir tamponu vajinal girişine sokması ve saatler boyunca tamamen rahatsız hissedinceye dek onu orada bırakması söylenir. Terapist koşullandırmanın giderilmesi işlemini hastayı, vajinasına bir nesne soktuğunda rahatsız edici bir anksiyete ve sıkılık hissedebileceği ancak acı hissetmeyeceği yolunda uyararak kolaylaştırabilir. Ancak ne anksiyete ne de gerginlik artacaktır. Aksine, bu duygulara bir süre tolerans gösterebilmesi halinde, bu duygular kaybolacak ve kısa zamanda penetrasyon sırasında mükemmel şekilde rahat olacaktır. Kadın parmaklarının ve / veya tamponun girişine rahat bir şekilde tolerans gösterebildikten sonra, koca prosedüre dahil edilir. Kocadan karısının vajinal açıklığını tam ışıkta incelemesi istenir. Daha sonra kadının kendi üzerinde daha önce gerçekleştirmiş olduğu prosedürü koca gerçekleştirir. Önce parmak ucunu vajinal girişine sokar. Daha sonra, kadın elini kontrol eder ve yol gösterirken, koca tüm parmağını vajinaya sokar. Başlangıçta parmağı vajina içerisinde hareketsiz tutar. Daha sonra nazikçe içeri dışarı hareket ettirir. Bunu iki parmakla yapar. Tüm bu süre içerisinde kadına penisle penetrasyon için bir girişimde bulunulmayacağının garantisi verilir. Kocanın vajinal oyun sırasında uyarılması halinde, çifte, erkeğin ekstravajinal olarak orgazm olmasını sağlayacak cinsel faaliyetlerde bulunmaları söylenir.
İlk penis penetrasyonu önemlidir. Çift bu konuda önceden anlaşır. Koca erekte olmuş penisini kayganlaştırır ve kadın kendisine kılavuzluk ederken penetrasyon gerçekleşir. Koca penisini vajina içerisinde birkaç dakika boyunca hareketsiz tutar, daha sonra geri çeker. Çift bu zamanda ekstravajinal cinsel oyunları tercih edebilir veya etmeyebilir.
İlk penetrasyon sonrasında, nazik ileri geri hareket ve daha sonra erkeğe doğru ileri geri hareket gerçekleştirilir ve genellikle bunun ardından hızlı bir şekilde orgazm gelir.
Reaksiyonlar
Bazı kadınlar için hassasiyetin giderilmesi nispeten kolay bir prosedürken diğerleri son derece kaygılı olurlar. Anksiyete genellikle beklenir, genelde penis penetrasyonundan hemen önce görülür. Penetrasyon gerçekleştikten sonra, genelde anksiyetede önemli bir azalma olur. Spastik vajinal tepki koşullandırmasının giderilmesi yoluyla gerçekleştirilen tedavinin olumlu sonucu evrenseldir, ancak çiftin tedavi sürecini tamamlaması gerekir. Bununla birlikte, çiftin penetrasyonun mümkün hale gelmesi sonrasındaki cinsel fonksiyonları açısından, sonuçlar büyük değişiklikler göstermektedir. Birçok vajinismik kadının genellikle oldukça tepkisel ve aynı zamanda klitoral uyarı ile kolayca orgazma ulaşabilir olması bir sürpriz olarak ortaya çıkmaktadır. Birçok kadın bu iyi tepkiye ilişkiye girebildikten sonra da devam eder. Hatta bazıları hızlı bir şekilde cinsel birleşme ile orgazm olabilmektedir. Bunlar için tedavi sona erdirilebilir. Diğer durumlarda, vajinismusun başarılı tedavisi kadında başka cinsel sorunların ve/veya kocada ereksiyon ve/veya boşalma bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olur. Durum buysa, çift iyi bir cinsel fonksiyon yaşamadan önce başka tedavilere ihtiyaç duyulur."
Vaginismus Hakkında Bilinmeyenler
*Vajinismus bir hastalık değil ailesel yani evli çifte ait bir problemdir. Kadının ve erkeğin ortak bir sorunudur. Bu nedenle cinsel terapide bir tarafın diğerini suçlamaması veya anlayışlı olması öğütlenir.
*Kişinin istediği kişiyle evlenememesi vajinismusa neden olmaz. “Başkasıyla evlenseydim yine de olur muydu?” sorusu hep akla gelir. Ama bu sorunun eşlerle bir ilgisi yoktur. Hatta evlenmeden önce uzun yıllar flört eden çiftlerde evlenince bu sorunu yaşayabilir.
*Cinsel terapide başarı şansını arttıran en önemli faktör eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini uygun bir şekilde uygulaması ve sonuna kadar tedaviye inançlarını yitirmemeleridir.
*Genel anestezi altında ilişkiye girilmesi, alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girmesi, sakinleştirici, kas gevşetici ve antidepresan ilaçlar da tedavi edici değildir. Aksine bu tip ilaçlar cinsel isteği azaltabilir.
*Kızlık zarlarının çok kalın olması, bilinenin aksine, vajinismusa yol açmaz.
*Bu rahatsızlık ilk cinsel ilişki de ortaya çıkabileceği gibi uzun yıllar normal bir işlevsellikten sonra da ortaya çıkabilir.
*Vajinismus sosyokültürel ve ekonomik düzeyi yüksek, daha çok okuyan veya üniversite mezunu çitlerde daha sık olarak görülmektedir.
*10-15 yıldır evli olup halen ilişkiye giremedikleri için boşanan veya evliliklerini bu şekilde kabullenip “aseksüel” olarak yaşayan çiftlerin sayısı az değildir.
*Bir partnerle yaşanan sorun başka bir partnerle ortaya çıkmayabilir.
*Eğitim, kültür ve sosyal seviye ile ilgili değildir. Sadece cahil insanlarda olmaz, üniversite mezunu çiftlerde görülebilir.
*Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların en büyük grubunu oluşturmaktadır.
*Vajinismus problemi yaşayan kadınların yüzde 80’i ve eşlerinin yüzde 90’ı evliliklerinden yeterince doyum aldıklarını ifade etmektedirler.
*Vajinismuslu kadınların yüzde 57’si kocalarını bu konuda düşünceli ve kendilerine yardımcı, yüzde 15’i öfkeli ve saldırgan, yüzde 28’i tepkisiz olarak değerlendirmektedir.
*Vajinismuslu kadınlar genellikle giriş dışındaki cinsel aktivitelerden oldukça zevk alırlar ve ön sevişmeyle orgazm olabilirler.
*Vajinismuslu çiftleri bu problemin yalnızca kendilerinde var olan garip bir sorun olduğunu düşünüp hekime başvurmazlar. Öncelikle çözümü büyü yapılmasıyla bağlandıklarını düşünerek tıp dışı alanlarda ararlar, sonuç başarısızdır.
*Vajinismus sadece cinsel ilişkiye değil, muayene ve tampon gibi bazı durumlara da müsaade etmez.
*Hemen bütün yaş grubundaki kadınları etkileyebilir.
*Görülme sıklığı her 100 kadından ikisinde bu duruma rastlanıldığıdır.
*Vajinismusda yeterli istek veya ıslaklığın sağlanamaması söz konusu değildir.
*Vajinismuslu hastalar ailelerden gelen "neden hala çocuk yapmıyorsunuz?" şeklindeki eleştiriler ile boğuşmaktan sıkıldıkları için bir cinsel terapiste baş vururlar.
*Bazen vajinismus bir koruma davranışı olarak ortaya çıkabilir. Daha önceki deneyimlerinde incitilmiş kadınlarda, cinsel ilişkiden kaçmak amacı ile vajina kaslarının kasılması ortaya çıkabilir.
Son olarak; vajinismus hastalarına önerim: “Yalnızca tedaviye başlamayı isteyin. Bir cinsel tedavi merkezine başvurmakla tedavideki çok önemli bir basamağı aşmış olacaksınız.”
ERKEN BOŞALMA
“Sevgili partnerinizle birliktesiniz. Kokulu Bahçe’de özellikle Hintliler tarafından uygulanan bazı cinsel birleşme pozisyonlarını okuyup pratik yapmak istediniz. Sakız ağacının meyvelerini ezip, bal ve zeytinyağı ile iyice karıştırdıktan sonra sabahları yataktan kalkar kalkmaz partnerinize yedirdiniz. Devenin hörgücünde bulunan yağı alıp sevişmeye başlamadan o yağı sürdünüz. Gece, mum ışığı, biraz kırmızı şarap, romantik müzik vb. her şey olması gerektiği gibi. Bakışmalar, yakınlaşmalar, öpüşmeler. Arzulu, mutlu ve heyecanlısınız. Fakat her şey düşlediğiniz gibi olmuyor, cinsel hazzın doruğundayken, birden durmak zorunda kalıyorsunuz. Çünkü partneriniz hiç beklemediğiniz bir anda erken boşalıyor ve sevişmeniz tam başlamışken bitiyor. Ve sen kayboluyorsun, sende; sevdiğin düşler kalır yalnızca, beyninde!”
Bir kurt sürüsü düşleyin. Bu kurt sürüsünde bolca dişi kurt varken bir tek erkek kurt var olsun. Ve bu erkek kurt tüm dişileri dölleme zorunda kalsın. Erkek kurt kısa sürede menisini dişi kurda aktarıp sürünün devamını sağlamak için cinsel ilişkiyi çok kısa tutmak zorundadır. Bu nedenle erken boşalma doğada bir avantajken insanda cinsel hayatında ise bir dezavantajdır.
ERKEN BOŞALMANIN TANIMI
Cinsel arzuları normal olan erkeğin isteğinden önce boşalmasına veya boşalmanın penisin vajinaya girmesinden 3.5-4 dakikadan daha kısa bir sürede olmasına Erken Boşalma yani Premature Ejaculation denir. Erken boşalan kişi genellikle “o an geldiğinde kendini tutamadığını” söyler. Bu nedenle erken boşalma gerçekte bir cinsel uyumsuzluktur. Çünkü cinsel ilişkide en önemli şey uyumdur ve çözümü de basittir. Çünkü kime veya neye göre erken boşaldığınız değişecektir. Kadınlar genellikle 10-15 dakikadan önce orgazm olamazlar. Normal ilişki süresi penis vajinada iken 5 dakika ve üstüdür. İdeali ise 5 ila 15 dakika arasıdır.
ERKEN BOŞALMANIN DERECELENDİRİLMESİ
Yapılan çalışmalar, istatistikler ve ortalamalar alınarak çıkarılan derecelendirmeye göre; penis vajina ya girmeden önce boşalma olursa “İleri Derecede Erken Boşalma”, penis vajina da iken 1 dakika veya daha altı zamanda boşalma “Orta Derece Erken Boşalma”, penis vajinada iken 1 ila 5 dakika arası boşalma “Erken Boşalma” olarak kabul edilebilir.
ERKEN BOŞALMANIN GÖRÜLME SIKLIĞI
Erkeklerin cinsel sorunları arasında en yaygın olanı erken boşalmadır. 25 yaşın altındaki genç erkeklerin üçte birinde ve 40 yaşın üzerindekilerin % 10 unda görüldüğü sanılmaktadır.
ERKEN BOŞALMANIN TEMEL BELİRTİLERİ
-Kontrolsüz bir şekilde boşalma,
-Cinsel tatminde azalma,
-Suçluluk,
-Utanç duyma,
-Kendinden nefret etme,
-Hayal kırıklığı hissi,
-Zamanla meydana gelen cinsel isteksizlik,
-İlk boşalmadan sonra ikinci cinsel birleşme için ısrarcı olma vb.
ERKEN BOŞALMANIN NEDENLERİ
Çoğu erkek soluk soluğa bir telaşla cinsel zevkin peşinden koşarken boşalmanın kontrol edilmesi, durdurulması veya sabitlenmesini başaramaz. Bedenini partneriyle uyum içinde hareket ettiremeyen erkekte şimdiye yoğunlaşmak, o anı duyumsamak olanaksızlaşır ve cinsel birleşmenin ansızın son bulacağı kaygısı olur. Bu nedenle her cinsel sorun gibi erken boşalmada bu kaygıdan ya da bir rahatsızlıktan kaynaklanır. Ama asıl sorun erkeğin cinsel işlevlerinde değil, cinsel işlevlerini nasıl yerine getirmesi konusundaki düşüncelerindedir. Çünkü aklını düşüncelerden arındıramayan, özgür ve doğal bir şekilde cinselliği yaşayamayan erkek tedirginlik duygusundan uzaklaşamaz ve boşalma konusunda sorun yaşar. Kısaca erken boşalmanın başlıca nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
-Gençlik çağlarında uygunsuz ortamlarda yapılan mastürbasyonlar,
-Cinsel mitler yani hurafeler,
-Cinsel ilişki konusunda tecrübesizlik,
-Yorgunluk, sıkkınlık, kızgınlık ve tedirginlik,
-Cinsellikle ilgili gerçekçi olmayan beklentiler,
-Cinsel uyarım eksikliği,
-Gerekli koşulların sağlanamaması,
-Sertleşmiş penise verilen orantısız önem,
-Cinsel açıdan baskı altında yetişme,
-Aşırı cinsel isteğin verdiği gerginlik,
-Günah işleme veya suçluluk duygusu,
-Hastalık kapma korkusu,
-Partnerin anlaşılamayan korkusu veya reddetmesi,
-Gebe bırakma korkusu,
-Kastrasyon anksiyetesi,
-Partnerin hayal kırıklığı korkusu,
-Vajinanın aşılamama korkusu,
-Kadına karşı isteksizlik,
-Partnerle çatışma,
-Başkaları tarafından mahrem yerlerinin keşfedilme korkusu,
-Partnere aşırı ilgi, bağlılık ve sevgi,
-Para karşılığı kurulan ilişkiler veya genelev alışkanlığı,
-Cinsel uyumsuzluk,
-Bilinçaltında yatan cinsel ilişki ile ilgili olumsuz düşünceler,
-Prostatit, üretrit vb. hastalıklar,
-Penil hipersensitivite,
-T12-L1 düzeyindeki nörolojik yaralanmalar,
-Narkotik veya antipsikotik tedavinin aniden kesilmesi vb.
ERKEKLERİN BOŞALMASINI HIZLANDIRAN NEDENLER
-Genç olmak,
-Romantik, içgüdüleri zayıf ve mantığıyla hareket eden erkekler,
-Heyecanlanmak,
-Uzun süren cinsel perhizler sonrası kurulan cinsel ilişkiler,
-Partnerinin daha istekli olması,
-Yeni evlenmiş veya hiç cinsel ilişkide bulunmamış olmak,
-Cinsel ilişki yoğunluğunun azalması,
-Cinsel birleşme esnasındaki gidip gelmelerin hızlanması,
-Kaygılı ve sinirli ruh hali,
-Aşırı istekli olmak veya aşırı cinsel isteğin verdiği gerginlik,
-Eve günün stresinden bunalmış, yorgun ve sıkıntılı bir halde gelmek,
-Performans anksiyetesi yani başarısızlık korkusu,
-Partner olarak seçilmiş kadının cinsel isteksizliği,
-Cinsel zevke önem vermeyen kadınlarla, hayat kadınlarıyla veya yakalanma korkusu olan bir ortamda kız arkadaşlarla yaşanan erken cinsel deneyimler,
-Devamlı alışılmış partnerle değil de ek olarak başka bir partnerle ilişkiye girme,
-Sorunlu veya bozuk giden evlilikler,
-Sertleşme bozukluğu olacağı endişesi vb.
ERKEN BOŞALMA ve MASTÜRBASYON
Mastürbasyon yapılması boşalma süresinde etkili bir unsurdur. Gençlik çağlarında uygunsuz ortamlarda yapılan mastürbasyonlar erken boşalmaya yol açar. Mastürbasyon erkekleri erken boşalmaya programlar ve alışkanlık yapar. Bu bağlamda erken boşalma, yanlış öğrenilmiş bir davranıştır. Çünkü erkekler ergenlik döneminde hormonlarının etkisiyle aşırı istekli olurlar. Ayıp, yasak, günah düşünceleriyle kafaları karışık bir şekilde genellikle banyo, tuvalet vb. uygunsuz ortamlarda, baskı altında her an yakalanma korkusuyla mastürbasyon yapmaya çalışırlar. Amaç bir an önce bu baskıdan kurtulmaktır. Bu da erkeklerin biyolojik saatini erken boşalmaya programlar. Cinsel ilişkiye başladıktan sonra da bu kötü alışkanlık devam eder ve tek amaç bir an önce sonlandırmak olur.
Erken boşalmanın tedavisi için cinsel terapi sırasında ironik olarak boşalma süresini uzatmak için erkeklere mastürbasyon egzersizleri öneriyoruz. Yani durma, geciktirme ve tekrar durmanın öğrenildiği çalışmalarda yanlış öğrenilmiş davranış doğru bir şekilde yeniden öğretilmeye çalışılır.
ERKEN BOŞALMA ve SÜNNET
Sünnet konusunda bilim adamları fikir ayrılığına düşmüştür. Bu konuda iki hipotez vardır. Bunlar:
1-Sünnet boşalmayı çabuklaştırır. Çünkü, sünnet olan erkeklerde penis açıktadır. Bu nedenle penis soğuk bir odadan sıcak bir odaya girmiş gibi olur. Bu da fazla uyarılmayı arttıran sebeptir. Oysa sünnetsiz erkeklerde penis başı kapalı bir kutuda duruyor gibi sünnet derisinin içindedir. Cinsel birleşme olduğunda penis bir kutudan çıkıp başka bir kutuya girer. Tıpkı bir odadan çıkıp başka bir odaya girmek gibi. Ayrıca sünnet sırasında penis ucundaki çok ince sinirler de kesilebiliyor. Kesilen sinir uçlarında nodül oluşabiliyor. Bunlar da yine duyarlılığı artırır. Bu nedenlerle sünnet boşalmayı çabuklaştırır.
2-Sünnet boşalmayı geciktirir. Çünkü, sünnet olan erkeklerde penis açıktadır. Bu nedenle penis başının duyarlılığı azalır. Oysa sünnetsiz erkeklerde penis başı kapalı bir kutuda duruyor gibi sünnet derisinin içindedir. Bu nedenle penis başının duyarlılığı çoktur. Sünnet sırasında penis başında yumuşak sırtların frenar bantları insan vücudundaki en fazla zevk yaratan bölgedir. Bu yoğun olarak sinir ve damarlarla beslenen bölgenin kaybedilmesi, geri kalan penisin hassasiyetini normal bir deri tabakasınınkine indirir. Sünnet derisinde çeşitli tipte, yavaş hareketleri, sıcaklıklardaki düşük oynamaları ve yüzeydeki ince farklılıkları hissedebilen, 10 bin ile 20 bin arasında özelleşmiş erotojenik sinir uçları kaybedildiği için penisin hassasiyeti azalır. Ayrıca penis glansının aşağı kısmında, "V" şekilli, ağ-görünümlü, Frenulum adı verilen ve çok duyarlı bir bölgesi, sünnet sırasında genelde üst-deri ile birlikte kesilir veya zarar görerek işlev göremez hale gelir. Bu nedenlerle sünnet boşalmayı geciktirir.
ERKEN BOŞALMA ve İKTİDARSIZLIK
Erken boşalmasını engellemek için çeşitli yöntemler uygulayan erkek, önceleri başarılı olamayınca hayal kırıklığına uğrar, panik yaşar. Hatta bu hayal kırıklıkları giderek bir sertleşme sorunu halini de alabilir. Yani erken boşalma iktidarsızlık yapar. Aynı şekilde iktidarsız erkeklerde kendine güven duygusunda azalma olduğu için zamanla erken boşalma sorunu da baş gösterebilir. Yani iktidarsızlıkta erken boşalma yapar.
ERKEN BOŞALAN ERKEKLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
-Hızlı yemek yerler,
-Hızlı araba kullanırlar,
-Her konuda aceleci davranırlar,
-Çabuk sinirlenirler,
-Kontrolsüz davranışları vardır,
-Ya çok çabuk güvenirler ya da güven duymada zorlanırlar,
-Kaygılı ruh halleri vardır,
-Çocukluklarında babalarıyla sorunları vardır,
-Çocukluklarında yataklarını ıslatmışlardır,
-Genellikle eğitim düzeyleri yüksektir,
-A tipi kişilik yapısına sahiptirler. Yani rekabetçi, sosyal alanda ve mesleğinde hırslı, dakik, güçlü ve etkileyici, sabırsız, aynı anda birkaç iş yapmayı seven, insanlara ve olaylara çabuk sinirlenen, onaylanmayı bekleyen, sorunlu bir dinlenme tarzı olan, daima telaşlı, ev ve iş dışında çok az ilgi alanı olan, duygularını saklayan, kendini ve başkalarını işlerini bitirmeye zorlayan vb. özellikleri vardır.
ERKEN BOŞALMANIN TANISI
Hastanın şikayetlerine ve anlattıklarına dayanılarak konur. Psikolojik herhangi bir etken saptanamamışsa fiziksel muayene gerekli olabilir. Bazı laboratuar tetkikleri gerekebilir.
Cinsel Terapist Dr.Helen Singer KAPLAN’ın “Resimli Cinsel Tedavi Kılavuzu” adlı kitabının ikinci baskısında vajinismusun tanısı ve nedenleri konusunda şunları yazmıştır: "Erken boşalma yani yetersiz boşalma kontrolü; cinsellik terapistlerinin favori fonksiyon bozukluğudur. Çünkü çok görülmesi ve sorunlu olmasına karşın, birçok durumda cinsel tedavi ile tedavi edilmesi son derece kolaydır. Diğer tedavi biçimlerine karşı dirençlidir.
Erken boşalan hasta o kadar hızlı orgazm olur ki genellikle sevişme her iki partner için hayal kırıklığı yaratır. Erken boşalmanın özü, boşalma refleksi üzerinde yeterli gönüllü kontrol olmamasıdır. Bazı refleksler istemli kontrole tabiyken bazıları değildir. Erkeklerdeki ereksiyon ve kadınlardaki vazokonjesyon istemli kontrol altına alınamaz. Boşalma ve orgazm alınabilir. Normal kişi orgazmı geciktirebilir ve istediği anda “serbest bırakabilir”. Erken boşalan kişi bunu yapamaz. Kritik bir heyecan düzeyine ulaştığında, refleks olarak boşalır.
Erken boşalan kişinin boşalma konusunda kontrol sahibi olmayı öğrenmemesinin nedeninin orgazm öncesindeki hislerden haberdar olmaması yolunda bir hipotezim var. Bunun nedeni muhtemelen bu anda, kendisini olaydan ayıran bir anksiyete yaşamasıdır. İdrara çıkma veya defekasyon gibi bir reflekse yol açan hislerin bilinçli olarak algılanması, istemli kontrolün öğrenilmesinde bir ön şarttır. "
ERKEN BOŞALMANIN TEDAVİSİ
Yüzyılımızın başında dünyanın en önde gelen cinsel bilimcisi olan Havelock ELLIS’in yaşamı boyunca erken boşalma sorunundan kurtulamadığını bilirsek, tedavinin ne denli anlamlı bir süreç olduğunu da görebiliriz.
Erkeklerin boşalmayı kontrol etmeleri tıpkı bisiklete binmek gibidir, öğrenene kadar sıkıntı çekerler ama bir kez öğrendiler mi bir daha unutmazlar
Sonu belirsiz ve zaman sınırlaması olmayan bir cinsel aktiviteye erkekler yönlendirilmelidir. Böylece çiftler arasındaki yakınlık en yüksek düzeye çıkar ve bu yakınlık süreklilik kazanır. Örneğin buz pateniyle dans ederken, buz pistini sınırlayan hiçbir başlangıç ve varılacak son nokta veya bir işaret yoktur. Çiftler özgürce dans ederler. Önemli olan o anı yaşamaktır. Cinsellikte de önemli olan son noktayı düşünmeden telaşsız bir şekilde şimdiye ve duygularımıza yoğunlaşmaktır. Ayrıca yoğunlaşırken bedenimizin serbestçe hareket etmesine olanak tanırsak, cinsellik doğal bir şekilde gerçekleşir. Aksi taktirde “nasıl cinsel birleşme olmalıdır” kavramını tanımlayan toplumun genelinde kabul görmüş cinsel mitlere uygun bir şekilde hareket edersek, ani bir boşalma kaçınılmaz olacaktır. Boşalma bir ateşleme mekanizmasıdır. Ateşleme başladığı zaman hiç kimse hiçbir onu durduramaz, bastıramaz, geciktiremez, denetim altında tutamaz. Yapılması gereken şey, ateşlenme noktasına gelmeden sistemi yavaşlatmak, durdurmak veya kontrol altına almaktır. Bu nedenle erken boşalmanın tedavisinde boşalma süresini uzatmak değil, kişiyi telaşsız bir birleşmenin getireceği sonsuz yakınlık duygusuna ulaştırmak, zamansız bir şekilde cinsel birleşme becerisini ve kalıcı olarak boşalma refleksi üzerinde istemli denetim sağlamayı öğretmek esas olmalıdır. Erkeğin ne kadar sürede boşaldığından çok, boşalmanın istendiği zamanda olması için; düşük uyarım ve heyecan düzeyinde cinsel aktiviteye devam edilmeli, aşırı heyecanlanıldığında sakinleşene kadar beklenmeli ya da yavaşlamalı ve sakinleştikten sonra yeniden cinsel aktiviteye başlanmalıdır. Bu sayede cinsel heyecanı arttırıp azaltma becerisini kazanıp, istemeden doruğa ulaşılan o noktadan uzak durma öğrenilebilir. Ama bu süreç içinde boşalmayı kontrol etmeyi öğrenirken “sabırsız” olunmamalıdır. Çünkü önemli olan heyecan düzeyi arttığında geri çekilmek gerektiğini anımsamaktır. Erken geri çekilmek, geç kalmış olmaktan her zaman daha iyidir. Boşalmayı kontrol etmeyi değil, boşalmanın istem dışı bir şekilde gerçekleştiği kaçınılmazlık noktasına ulaşmamak için heyecan düzeyimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz. Bu durum üzerinde şelale bulunan bir ırmakta kayıkta kürek çeken bir kişiye benzetilebilir. Tecrübeli kayıkçı ırmağın durgun sularında kalır, şelaleye fazla yaklaşmaz. Tecrübesiz kayıkçı şelaleye fazla yaklaşırsa kayığın üzerindeki kontrolünü tamamıyla yitirebilir. Eğer kayıkçı şelaleyi aşmayı amaçlamıyorsa yani henüz boşalıp orgazm olmak istemiyorsa, deneyimleri ona, ırmağın durgun sularında kalmayı yani heyecan seviyesini kontrol etmeyi öğretecektir. Bu yöntemin, heyecan seviyesini kontrol etme yeteneğini ortaya çıkarıp geliştirebilmek için cinsel aktivitenin yeterince uzatılmasına olanak tanır.
Tedavide;
-sebebin açığa çıkarılması,
-endişelerin giderilmesi,
-sık cinsel ilişkide bulunarak cinsel gerilimin azaltılması,
-cinsel birliktelikte birden fazla ilişki sayısı,
-ilişki öncesi mastürbasyon yapılması,
-erkeklerin boşalma olmaksızın en az bir saat süreyle sevişmeye motive edildiği carezza yöntemi,
-cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması,
-soluk almanın kontrol edilmesi esasına dayanan pranayama tekniği,
-lokal anestezikli kremlerin penis başına sürülmesi bazen işe yarayabilir.
BOŞALMAYI GECİKTİREN CİNSEL POZİSYONLARI KULLANMA
Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi vardır. Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır. Erkeğin üstte olduğu klasik cinsel birleşme pozisyonu (misyoner pozisyonu) boşalmanın geciktirilmesi için elverişli bir pozisyon değildir. Erkeğin daha rahat olduğu, kolay gevşeyebildiği ve efor harcamadığı kadını kucağına aldığı veya sırt üstü yerde yattığı pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir. Ayrıca bu pozisyonlarda kadınlar daha hızlı ve rahat orgazma ulaşabilirler.
ÇİN TEKNİĞİ
Eski çağda Çinli erkekler tarafından bulunan bir yöntemdir. Erkek boşalacağını anladığı zaman sol elin baş ve orta parmaklarıyla, testis ve anüs arasında kalan bölgeye derince bastırır. Bu arada nefesini ona kadar sayarak tutar ve verir. Bir iki kez tekrarlandığında bu yöntemle boşalma ertelenebilmektedir.
DÜŞÜNCELERİ KULLANMA
Zamansız bir boşalmayı engellemek için o an başka şeyler düşünmeye çalışılmasıdır. Örneğin ona kadar sayın, o gün kahvaltıda ne yediğinizi düşünün ya da günlerden hangisi olduğunu hatırlamaya çalışın. Fakat şunu da eklemek doğru olur: Boşalmayı geciktirmek için düşünceleri başka konulara yöneltmek ve tamamıyla önemsiz şeylerle yormak, erkeğin cinsel gücü üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğinden pek tavsiye edilmez. Çünkü cinsel ilişki sırasında başka şeyler düşünmek, gerektiği anda boşalmanın oluşmasını da engelleyebilir ve zamanla iktidarsızlık da ortaya çıkabilir.
Yukarıdaki yöntemler denenmesine rağmen erken boşalma eşlerin biri veya her ikisi için dayanılmaz bir cinsel sorun halini gelirse aşağıdaki tedavi seçeneklerine geçilmelidir:
CİNSEL TERAPİ
Cinsel terapiler; bir cinsel terapistin kontrolünde eşlerin birlikte yerine getirebileceği uygulamalardır. Bu uygulamalar eşlere tarif edilerek “ev ödevi” şeklinde yapmaları istenir. En sık olarak “sıkma tekniği” ve “dur-başla tekniği” kullanılır. Bazı vakalarda erken boşalma derinlerdeki bir ruhsal çatışmadan veya depresyondan kaynaklanıyor olabilir. Bunların açığa çıkarılması, “psikoterapi” uygulanması veya depresyonun tedavisi erken boşalmayı ortadan kaldırabilir. Cinsel terapi ile tedavinin erken boşalmada başarı oranı çok ama çok yüksektir.
Cinsel terapide danışanlara, temel hedefi, erkeği heyecanını kontrol etmeyi öğrenmeye yönlendirmek olan 12 haftada toplam 24 saatlik “cinsel heyecan üzerinde istemli kontrol kazanma” eğitim programında aşağıdaki tavsiyelerde bulunulur:
-Partnerinizle birbirinize önce cinsel olmayan beden masajı yapın. Daha sonra cinsel masaj yapın.
-Ön sevişme, cinsel birleşme yada kendi kendini uyarma gibi istediğiniz cinsel aktiviteyi yapmakla başlayın.
-Ön sevişmeyi uzun tutun.
-Cinselliğin bir başlangıcı, ortası veya sonu olduğu düşüncesinden uzak durun.
-Yavaşça soluk alıp verin.
-Ruhunuzu kemiren “telaş” duygusunu tamamıyla dağıtın.
-Öpüşme ve sevişme gibi cinsel aktivitelerin ve hareketlerinizin yavaş olmasına çok dikkat edin.
-Düşük uyarım ve heyecan düzeyinde cinsel aktiviteye devam edin.
-Aşırı heyecanlandığında kontrolünü yitirmemek için gerektiğinde sakinleşene kadar bekleyin ya da yavaşlayın.
-Yavaşladığınızda veya durduğunuzda derin soluklar alın, gevşeyin, sakinleşene kadar bekleyin.
-Rahatlayıp gevşedikten ve sakinleştikten sonra, daha fazla yavaş olmaya özen göstererek yeniden cinsel aktiviteye başlayın.
-Sevişme pozisyonu, cinsel uyarım şekli, bedenlerin birbirine dokunuş şekli, sevişme deviniminin ritmi gibi uyguladığınız hareketleri değiştirin.
-Bedeninizi partnerinizle uyum içinde hareket ettirmeye çalışın.
-Şimdiye yoğunlaşın ve o anı duyumsayın.
-Duyumsadığınız cinsel heyecanın tamamıyla kontrolünüz altında olduğuna eminseniz, hızınızı kademeli olarak yavaşça arttırın.
-Eğer yeniden çok fazla heyecanlandığınızı hissederseniz, tereddüt etmeden durun. Gerektiğinde durup yeniden başlayın.
-Hiç durmanızı gerektirmeyecek bir hız yakalamaya çalışın. Ama dönüşü olmayan boşalma noktasına yaklaştığınızı hissettiğiniz anda durmaktan kaçınmayın.
-Cinsel heyecanı arttırıp azaltma becerisini kazanıp, istemeden doruğa ulaşılan o noktadan uzak durmayı öğrenin.
-Boşalmayı kontrol etmeyi öğrenirken “sabırsız” olmayın. Çünkü zamanla sezgilerinizle bunu otomatik olarak yapmaya başlayacaksınız. Örneğin futbol maçında her atakta bir gol atılsa, bu durum, ne denli eğlenceli ve heyecan verici olurdu ki? Benzer bir şekilde cinsel deneyimlerimizi de kusursuz bir şekilde kontrol edebilseydik, cinsellik, var olan bütün doğallığını ve heyecanını yitirirdi. Kontrol hiçbir zaman kusursuz olmayacaktır. Unutmayın cinsel heyecanı kontrol etme becerisi bir sanattır.
-Boşalmayı kontrol etmeyi değil, boşalmanın istem dışı bir şekilde gerçekleştiği kaçınılmazlık noktasına ulaşmamak için heyecan düzeyimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz.
-Uygulama becerisini ise; duygularınızı bastırarak, engelleyerek veya göz ardı ederek değil, tam tersine duygularınızın farkına vararak kazanacaksınız. Çünkü duygularınızı göz ardı etmek veya fethetmeye kalkışmak, insanın kendini kontrol etme yeteneğini ve özgürlüğünü yok edebilir. Aksine cinsel aktivitelerin ortaya çıkardığı güzel duyguları ve cinsel hazzı ne denli içimizde hissedersek, kendimizi o denli kontrol edebiliriz. Ne zaman yavaşlayıp ne zaman da hızlanacağımızı daha iyi anlarız.
Bununla birlikte, bir erkek, boşalmayı kontrol etmeyi yüksek bir uyarım düzeyinde öğrenmeye kalkışırsa, yaşadığı deneyimin boşalma ile yarıda kalması tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Çünkü her erkek boşalmanın olduğu kaçınılmazlık noktasında duygularını kontrol edemez.
Cinsel heyecan üzerinde istemli kontrol kazanma eğitim programıyla eşler; kendilerini kontrol etme becerilerini arttırabilir, birbirlerinin cinselliklerini keşfedebilir, cinsel tepkilerini öğrenebilir, eğlenebilir, gerginliklerini hafifletebilir, cinsel yaşamlarına ayrı bir tat katabilir, birbirlerini kızdırıp şaşırtabilir, güven kazanabilir ya da aralarındaki yakınlığı ve iletişimi arttırabilirler. Ayrıca erkeklerin fiziksel ve zihinsel duyumlara duyarlılığı azalır ve boşalma refleksinin gerçekleştiği eşik düzeyi yükselir. Böylece boşalmanın gerçekleşmesi için çok daha fazla cinsel uyarıma gereksinim olur.
İLAÇ TEDAVİSİ
Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen doktorunuz ile temasa geçiniz. Kullanılan ilaç gurupları aşağıda kısaca verilmiştir:
-Dapoxietin ( Henüz çalışmaları devam ediyor, piyasada yok. )
-Boşalma süresini iyileştiren fluoxetine, sertaline, clomipramine vb. ilaçlar,
-Anksiyete giderici ilaçlar,
-Bitkisel karışımlı afrodizyaklar,
-Lokal uyuşturucu krem veya losyonlar vb.
Erken veya geç olmasın, vaktinde olsun vuslat diyelim ve Cinsel Terapist Dr.Helen Singer KAPLAN’ın “Resimli Cinsel Tedavi Kılavuzu” adlı kitabının ikinci baskısında erken boşalmanın tedavi stratejileri konusundaki düşüncelerine bakalım:
"Başarılı tedavi hastanın orgazm öncesindeki hisleri açık bir şekilde algılamasında artış sağlanmasından meydana gelir. Bu işlem, sakin koşullar altında, erkeğin karısının yanında ve katılımı ile yapılmalıdır. Erken boşalmanın tedavisinde başarılı olduğu kanıtlanan iki yöntem vardır ve bunların her ikisinin de aynı eylem mekanizması ile, yani heteroseksüel durumda boşalma öncesi bilincin güçlendirilmesi ile yönetildiği görülmektedir. Bunlardan ilki Masters ve Johnson’ın “sıkıştırma” yöntemidir ve ikincisi de “durma – başlama” tekniğidir. Bu teknik James Semans tarafından bulunmuştur ve Cornell Clinic tarafından cinsel tedavi içerisinde kullanım için adapte edilmiştir.
DURMA – BAŞLAMA
Başlangıçta hasta karısı tarafından elle uyarılırken kontrol uygular. Çifte, erkek iyi bir ereksiyona sahip oluncaya dek her zaman olduğu gibi sevişmeleri söylenir. Daha sonra erkek sırt üstü yatar, gözlerini kapatır ve karısı ona mastürbasyon yapar. Dikkatini erotik hisleri üzerinde keskin bir şekilde tutması söylenir. Orgazmın yaklaştığını hissettiğinde karısından durmasını ister. Birkaç saniye içerisinde, boşalma isteği yok olacaktır, bu durumda karısından kendisini yeniden uyarmasını ister. Yine boşalmadan kısa bir süre önce durur. Bu işlem dört kez tekrarlanır. Dördüncü denemede hasta boşalır. Hastanın herhangi bir şeyin dikkatini dağıtmasına izin vermesi yasaklanır. Fantezi ile takıntının uzaklaştırılmasının vurgulandığı iktidarsızlık ve geç boşalmanın aksine, hasta yöneldiği şey üzerindeki dikkatini dağıtmaktan kaçınmalıdır. Tedavinin amacı heyecanın yükselmesi deneyimine yakın kalması ve yaklaşan orgazmın işaretlerini öğrenmesidir. İki başarılı deneme sonrasında, çift aynı prosedürü, bu kez kayganlaştırıcı olarak vazelin kullanmak suretiyle gerçekleştirir. Bu son derece tahrik edicidir ve vajinal çevreyi yakından simule eder. Kayganlaştırıcı ile yapılan üç veya dört başarılı deneme sonrasında çift cinsel birleşme için hazırdır. Bu da durma – başlama formatında yapılır. Kadın, kadının üstte olduğu pozisyona geçer. Penis vajina içine yerleştirilir ve erkek ellerini kadının kalçalarına koyar ve orgazma yaklaşıncaya kadar kadının yukarı aşağı hareket etmesine kılavuzluk eder. Daha sonra onu durdurur. Birkaç saniye sonra, boşalma isteği kaybolduğunda, devam ederler. Başlangıçta erkek ileri geri hareket etmez. Dördüncü seferde ileri geri hareket eder ve boşalır. Yine egzersiz sırasında dikkatini hislerine odaklanmış olarak tutması son derece önemlidir. Üç veya dört kez kadının üstte olduğu durma – başlama egzersizlerinin, erkeğin gittikçe daha fazla ileri geri hareket etmesini sağlayacak şekilde yapılması sonunda çift aynı işlemi yan yana pozisyonda yapmaya hazır hale gelir. Erkeğin üstte olduğu pozisyon boşalma kontrolü açısından en zor pozisyondur ve en son yapılır. Genellikle bir erkek 2 ila 10 hafta içerisinde iyi bir boşalma kontrolü sağlar. Bununla birlikte mükemmel kontrol genellikle tedavinin başlamasından aylar sonra elde edilir. Bu süre içerisinde çifte haftada bir kez “durma – başlama” egzersizini yapmaları tavsiye edilir.
SIKIŞTIRMA
Masters ve Johnson tarafından savunulan “sıkıştırma” yöntemi, burada açıklanan “durma – başlama” yöntemi ile aynı içeriğe sahiptir. Tek fark, durmak yerine, kadın kocasının penisini sıkıştırır. Özellikle erekte olmuş penisi ucunun hemen altından işaret parmağı ile başparmak arasında kavrar ve ereksiyonun bir bölümü kayboluncaya dek sıkıca bastırır. Daha sonra uyarıya devam eder. Kadının üstte olduğu cinsel birleşme egzersizleri sırasında, sıkıştırma tekniği de kullanılır. Burada, kadın penisi vajinasından çıkartır ve ereksiyon kaybedilinceye dek sıkıştırır. Daha sonra erkeği uyarır ve ereksiyon geri döndüğünde, yeniden vajinası içerisine alır ve ileri geri harekete devam eder.
REAKSİYONLAR
1. Sıkılma. Eğitim süresi birkaç haftadan fazla sürerse, rutin çift için sıkıcı olacaktır. Bu nedenle, benim uygulamam, 3 hafta kadar sonra, bir “serbest”, yani spontan, durma – başlama olmayan sevişmenin hafta içerisinde gerçekleşmesine izin vermektir.
2. Kadının hayal kırıklığı. Eğitim süresi içerisinde, kadın tahrik olabilir ve hayal kırıklığına uğrayabilir. Bu nedenle, kadının istemesi halinde, çiftin kadına klitoral uyarı ile orgazm yaşatan cinsel oyunlar oynaması teşvik edilir. Bu asla erkeğin durma – başlama egzersizleri üzerinde odaklanmasına engel olacak şekilde olmamalıdır. Uyarılırken karısıyla ilgili tüm düşünceleri aklından uzaklaştırmalıdır, aksi halde egzersiz başarısız olacaktır. Bu nedenlerle, kadın için klitoral uyarı, erkek boşaldıktan sonra gerçekleştirilir. Bu tedavinin hem ekstravajinal hem de durma – başlama cinsel birleşme safhaları için geçerlidir.
3. Dirençler. Tedavinin iki safhası, yani ekstravajinal ve cinsel birleşme ile uyarı, çiftlerden farklı duygusal tepkiler alma eğilimindedir. Yine her ikisi de tedavi ile ilgili zorluklara neden olur çünkü tedavinin önüne engeller çıkartır. Bunlar aynı zamanda çiftin ve her bir partnerin daha derindeki çatışmalarına önemli bir terapatik müdahalede bulunulması için eşsiz bir fırsat sağlar.
Kadın, kocasına karşı düşmanca bir tavır içerisindeyse, kocasının penisini uyarırken tedavinin ilk safhasında bir “geyşa” gibi kullanılmak konusunda kızgınlıkla reaksiyon gösterebilir. Bunun aksine, çift bir sevgi ilişkisi içerisindeyse, kadın yardımcı aracı rolünü son derece tatmin edici bulur ve kocasının ilerlemesinden keyif alır.
Elle yapılan durma – başlama egzersizleri aynı zamanda yoğun duygular ve bu duygulara karşı savunmaların erkekte uyanması potansiyeline sahiptir. Temel olarak değeri ve “sevilebilirliği” konusunda güvensiz olan erkek genellikle partnerinin aşırı ilgisine karşı savunmalar oluşturur ve onun ihtiyaçlarına karşı kompülsif bir dikkat ortaya çıkar. Durma – başlama egzersizi bu savunmayı aktif durumdan çıkartır. Partnerinden uyarı alma ve kabul etme şeklindeki daha önce kaçınılan konuma zorlanır. Bu değişiklik bazı hastalarda önemi bir anksiyetenin oluşmasına neden olabilir. Bazen anksiyete eş tarafından reddedilme korkularının ortaya çıkmasına neden olabilir. Daha ciddi sorunları olan erkekler arada sırada bu duruma paranoid savunmalarla tepki verir. Bazılarının egzersizlere devam etmesi, psikoterapi ile temel güvensizlikleri çözülmediği sürece, duygusal olarak mümkün değildir.
Aynı zamanda durma – başlama konusunda bazı pozitif duygusal reaksiyonlar söz konusudur. Genellikle bu erkeklerin ilk kez cinsel ilişkilerde pasif bir rol almasına olanak verir. Vermek kadar almanın da zevk verdiğini öğrenirler. Erkek karısının kendisini sevdiğini ve ona vereceği memnuniyeti geciktiriyor olsa da kendisini reddetmeyeceğini ve karısının erkeğe bir şeyler verdiğini, kendisinin karısına hizmet etmediğini öğrenir.
Tedavinin ekstragenital safhası kocanın pasif – alıcı rolü ve verme ve alma ile ilgili duygusal tepkilerin oluşmasına uygunken, cinsel birleşme ile durma – başlama egzersizleri tipik olarak erkeğin hızlı gelişiminin neden olduğu duygusal tepkiler ortaya çıkartır. Tedavi, kadının üstte olduğu durma – başlama bölümüne kadar geldiğinde erkek boşalma kontrolü konusunda oldukça fazla mesafe kaydetmiştir. Komplike olmayan durumlarda bu eşlerin her ikisinde de neşe ve rahatlamayı artırır. Bununla birlikte, gelişmeler her ikisi için de tehdit edici olabilir. Özellikle kadın, bu zamanda baskı altında veya kaygılı olmaya açıktır. Bu duygularla ve onların kaynaklarıyla temas halinde olabilir veya bunların bilincinde olmayabilir ve tedaviyi sabote edebilir. Bu, işbirliği yapmayı reddetme, egzersizlerden sıkıldığını söyleme veya daha kötüsü bunlardan iğrenme biçiminde açığa çıkabilir. Bazı kadınlar bu noktada kocalarını vurmaktadır. Onları eleştirmekte ve cesaretlerini kırmakta, boşalmalarını kontrol edebilseler bile diğer alanlarda yetersiz ve itici kalacaklarını bilmelerini sağlamaktadırlar.
Kocanın gelişimine verilen bu tür olumsuz duygusal tepkiler genellikle kadının derindeki güvensizliklerine dayanmaktadır. Kadın, yetersiz ve güvensiz hissetmektedir ve erkeğini elinde tutamayacaktır. Erkeğin özrü ve kadının bu konudaki toleransı erkeği kadına bağlı hale getirmiştir. Artık fonksiyonel hale gelmek üzeredir, bir başkasını, daha çekici bir kadını arayacak mıdır? Açık bir şekilde, kadına değer verildiği ve kadının sevildiği yolunda güvenin tazelenmesi kadın için bu zamanda terapatik olarak endikedir.
Bir başka anksiyete kaynağı olan artık kocanın fonksiyon gösterebileceği kaygısı kadının kendi cinsel yeterliliği ile ilgilidir. Erken boşalan erkeklerin eşlerinin bir çoğu bir derece orgastik fonksiyon bozukluğu sorunu yaşamaktadır. Kendilerinin ve eşlerinin bu durumu kocanın erken boşalma sorununa bağlaması şaşırtıcı değildir. Her şeyin ötesinde, erkek çok hızlı boşaldığında kadının orgazmla yanıt vermesi nasıl beklenebilir. Bununla birlikte, vakaların büyük bir bölümünde bu varsayım yanlıştır ve kadın kendisine ait bağımsız cinsel fonksiyon bozukluklarına sahiptir. Kocasının boşalma sorunu uzun süre kendi sorununun gizli kalmasını sağlamıştır ve artık uzun süre ilişki yaşayabilecek olduğu gerçeği ve kadının orgazm olamaması çifti kadının sorunu ile yüz yüze bırakır. Bu oldukça tehdit edici olabilir, özellikle de ailedeki yerleşmiş bakış açısı erkeğin sorun kadınınsa kurban olduğu yolundaysa.
Bu tür reaksiyonların önüne geçmek için, başlangıç seansında erken boşalmada iyi bir prognoz olduğunu açık bir şekilde ifade ederim. Öncelikle kocanın erken boşalma sorununu tedavi edeceğiz. Ancak onun başarılı bir şekilde boşalma kontrolü sağlaması, karısının iyi fonksiyon göstereceği anlamına gelmez. Kadının cinsel fonksiyonu yalnızca erkek kontrol kazandıktan sonra değerlendirilebilir. Bir sorun ortaya çıkarsa, bu sorun ilgili zamanda tedavi edilecektir.
Daha önce erken boşalma sorunu olan bir erkeğin eşinde bir orgazm sorununun keşfedilmesi bazı ters reaksiyonlara sahipken, nihai sonuç iyidir çünkü kadının da tedaviden faydalanmasını sağlar. Bununla birlikte, kadının kocasının gelişmesine karşı bu tür olumsuz reaksiyonlarının terapatik hassasiyetle ele alınması gerekir, aksi halde bunlar tedavinin, boşalma üzerinde kontrol kazanabilmesi öncesinde tedaviye son verilmesini motive edebilir.
Nadiren, semptomatik erkek de kendi gelişimine bağlı olarak tehdit altında hissedebilir. Eğer, örneğin baskın bir anne – figürlü eşe karşı tutunduğu tek nokta olması halinde, semptom bilinçsiz bir ihtiyaca hizmet edebilir. Bu durumda tedavi cinsel birleşme noktasında bir geçişe ulaşabilir veya erkek iktidarsız hale gelebilir. Bu tür durumlarda, bilinçsiz çatışmanın, semptomun gelişebilmesi için çözülmesi gerekir. Benim deneyimimde tedavi prosedürünün yardımcı olmadığı erken boşalan erkekte bu türden bir bilinçsiz direnç olması mümkündür. Belki de boşalma hislerinin hissel geri beslemesinin sağlanması amacıyla tasarlanmış olan bir eğitim prosedürü ile tedavi edilemeyen küçük bir erken boşalan erkekler alt grubu vardır. Bununla birlikte, mevcut kanıtlar boşalma konusunda kontrolsüzlüğün davranışsal araçlarla bypass edilemeyecek olan derin bir psikolojik ihtiyaca hizmet etmesi hali dışında tüm erken boşalan erkeklerin bu tedbirlere tepki verebileceğini göstermektedir."
Derin bir uykuya doğru yolculuğa çıkmaya hazır ol. Gevşe ve rahatla. Gözlerini kapat ve vücudunu soluk almaya bırak. Dikkatini vücudunun doğal solunum ritmi üzerinde topla. Sadece soluk alıp vermen üzerinde konsantre ol. Aklına konsantrasyonu azaltacak ve seni rahatsız edecek düşünceler gelecektir, bu düşüncelere “dur” de veya bu düşünceleri uzaklaştırmak için onları rahat bırak, açık pencereden geçen rüzgar gibi aklından uçup gitmelerine izin ver. Her nefes alışta daha çok ve daha çok gevşiyorsun. Nefes al, ver, al, ver, işte böyle. Şimdi, her nefes alışta vücudunun daha rahat, daha sakin ve daha gevşemiş olduğunu ve içinin huzurla dolduğunu hayal et. Her nefes verişte ise aklındaki olumsuz düşünceler, endişeler, kaygılar bir kuş gibi uçup gitsin. Gevşe, rahatla, nefes alıp ver. Gerginlikten uzak nefes alıp ver. Gevşemiş olarak nefes alıp ver. Nefes al, ver, al, bir dakika süreyle böyle nefes alıp vermeye devam et.
Alıp verdiğin her nefesle beraber çok daha fazla rahatlıyorsun. Bilinç altın kelimelere daha fazla odaklanıyor ve onları senin tarafınızdan kullanmak üzere kayıt ediyor.
Şimdi, kaslarını daha da gevşetmeye hazırlan. Sağ ayak kaslarının gevşemesine izin ver. Her nefes alışta ayağının serbest, rahat ve gevşek olduğunu hissediyorsun. Nefes al, ver, al, ver. Gevşekliğin sağ baldırına yayılmasına izin ver. Sağ baldırın ısınıyor, ağırlaşıyor ve gevşiyor. Nefes al, ver, al, ver. Sıcaklık sağ uyluğuna yayılıyor. Sağ bacağın bütünüyle gevşemiş durumda. İyilik ve sıcaklık hissini sağ bacağında topla. Gevşek biçimde nefes al. Gerginlikten uzak nefes al. Şimdi sol ayağını gevşet. Rahatlık veren gevşemenin sol ayağına yerleştiğini hisset. Nefes al, ver, al, ver. Gevşemenin sol baldırına yayılmasına izin ver. İşte böyle. Nefes al, ver, al, ver. Gevşemenin sol uyluğuna yayılmasına izin ver. Sol bacağın bütünüyle gevşemiş, ısınmış ve ağırlaşmış durumda. Gevşeme hissini bacaklarında topla. Bacaklarının serbest ve gevşemiş olduğunu hissediyorsun. Bir süre bacaklarındaki gevşeme hissinin zevkini tat.
Şimdi, bırak gevşeklik kalçalarına ve pelvik bölgene yayılsın. Bu organların rahatlıyor. Gevşek biçimde nefes al. Gerginlikten uzak nefes al. Kalçaların bütünüyle bir rahatlık durumuna giriyor. Nefes al, ver, al, ver. Bacakların, kalçaların ve pelvik sahan üzerindeki gevşemeye dikkatini ver.
Belin ve karnının daha çok ve daha çok gevşediğini hissedebiliyorsun. Her nefes alışta belin ve karnın ağırlaşıyor ve daha çok gevşiyor. Nefes al, ver, al, ver. Gevşek biçimde nefes al. Gerginlikten uzak nefes al. Şimdi daha derin bir gevşeme hissi sırtına yayılıyor. Sırtındaki her kas gevşiyor, yumuşuyor, serbestleşiyor ve çok rahatlıyor. Her nefes alış gevşemeyi biraz daha artırıyor. Dikkatini bacaklarının ve vücudunun üst kısmı üzerindeki derin rahatlama hissi üzerinde topla.
Gevşemeye bağlı olan rahatlığın sağ eline yayılmasına izin ver. Sağ elin çok gevşek ve yumuşak durumda. Nefes al. Ver. Al. Ver. Sağ elinden sağ koluna doğru sıcaklık yayılıyor. Şimdi kolun bir kukla kolu gibi gevşemiş durumda. Sağ kolundaki serbestlik, sıcaklık ve gevşeklik hisleri üzerinde dikkatini topla. Nefes al, ver, al, ver. Şimdi sol kolunun daha çok ve daha çok gevşemesine izin ver. Elin yumuşak ve gevşek durumda. Sıcak hisler parmaklarına ve eline yayılıyor. Nefes al, ver, al, ver. Sıcaklık ve ağırlık sol elinden sol koluna yayılıyor. Sol kolunun gevşediğini hisset. Ayakların, bacakların, pelvisin, karnın ve kollarındaki serbestliğe ve gevşemeye dikkatini ver. O kadar gevşemiş durumdasın ki. Her nefes alışında, vücudun daha derin bir gevşeme durumuna giriyor. İşte böyle nefes al. Ver. Al. Ver. Vücuduna yayılan rahatlığın zevkini tat.
Şimdi, boynunu ve omuzlarını gevşet. Her nefes alışında, masaj yapan sihirli ellerin gerginliği uzaklaştırdığını hayal et. O kadar gevşemiş ve rahatlamış durumdasın ki. Kendini omuzlarınızdan büyük yükler kaldırılmış gibi hissediyorsun. Omuzların sıcak, serbest ve gevşemiş durumda. Boynuna ve omuzlarına ustaca yapılan masaja dikkat et. Gevşemiş biçimde nefes al. Gerginlikten uzak nefes al. Nefes al, ver, al, ver. Şimdi ağzını aç ve ağız kaslarını gevşet. İşte böyle. Ağzının etrafındaki kaslar, iyice gevşemiş durumda. Çenen gevşemiş durumda ve dişlerin birbirine dokunmuyor. Nefes al, ver, al, ver. Gevşeme bütün yüzüne yayılıyor. Sanki gözlerin yuvalarında yüzüyorlarmış gibi hissediyorsun. Her yeni nefes alışta, daha çok gevşemiş durumdalar. Göz kapakların ağırlaşmış ve gevşemiş durumda. Gerginlik yüzünüzden uzaklaşıyor. Nefes al, ver, al, ver. Şakakların ve alnın o kadar gevşemiş durumda ki. Gevşeme hissi, başından ayak parmaklarına kadar, vücudunun her kısmına doluyor. Gevşemenin bütün vücudunu dolaştığını hisset. Sanki gevşeme kan dolaşımından akıyor. Gevşek biçimde nefes al. Gerginlikten uzak nefes al. Bütün vücudunun son derece rahatladığını hissediyorsun. Bütün vücudundaki sıcaklık, ağırlık ve gevşemenin zevkini tat.
Pekala, şimdi kendini on basamaklı bir merdivenin en tepesinde buluyorsun. Merdiven güzel, hoş bir yere iniyor. Bütünüyle rahatlayabileceğin bir yere. Belki de daha önce orada bulundun. Burası emniyetli, çok güzel bir yer. Basamakları indikçe bu çok güzel yere biraz daha yaklaşıyorsun. Onuncu basamağı iniyorsun. O kadar gevşek durumdasın ki. Nefes al, ver, al, ver. Şimdi dokuzuncu basamağı iniyorsun. Her basamakla birlikte daha çok gevşiyorsun. Nefes al, ver, al, ver. Yedinci ve altıncı basamakları iniyorsun. Bu çok güzel yeri gittikçe daha açık olarak görmeye başlıyorsun. Beşinci basamağı iniyorsun. Nefes al, ver, al, ver. Gittikçe daha çok ve daha çok rahatlıyorsun. Dördüncü basamağı yavaşça in. Üçüncü basamağı. Şimdi ikinci basamağı. Şimdi birinci basamağı. Şimdi çok güzel bir yerdesin. İçini huzur ve mutluluk doldurdu. Etrafına bakı. Ne gördüğünün farkında ol. Ne hissettiğinin farkında ol. Duygularının farkında ol. Sesleri dinle. Hislerine yol vererek mutluluğu tat. Kendini huzur ve saadet içerisinde hisset. Kendini mükemmel, sakin ve emniyette hisset. Derin derin nefes al. Soluğunu yavaşça bırak. Derin derin nefes al. Yavaşça bırak.
Şimdi bir göl kenarında, ulu bir çınarın altında yatıyorsun. Gölden esen serin ve ılık bir rüzgar bedenini okşarken, her nefes alışta arkadaki cennet bahçesindeki çiçeklerin kokusunu içine dolduruyorsun. Her nefes alışta daha çok gevşiyor daha çok huzur buluyorsun. Nefes al, ver, al, ver. Derin bir uykudasın. Yattığın ulu çınarın altından yavaşça kalk ve arkada bulunan ve sadece senin için açmış binlerce çiçeğin olduğu cennet bahçesine doğru yürü. Cennet bahçesine yaklaştığında orada bir kapı göreceksin. Bu bahçede kendini güvende, mutlu, huzurlu, güçlü ve rahat hissedeceksin. Cennet bahçesinin kapısına yaklaşırken ona dikkatlice bak ve kapıyı yavaşça açarak içeriye gir.
İçinde kendini güvende, mutlu, huzurlu ve rahat hissedeceğin bu bahçeye, cennet bahçesine bir bak. Yeni kesilmiş çimenlerinde dolaş. Etrafında bulunan ve sadece senin için açmış rengarenk çiçekleri kokla. Derin derin nefes al ve daha çok rahatla, gevşe. Rengarenk çiçeklerin mis gibi kokuları içine dolarken, kendini çok mutlu, çok huzurlu, çok rahat ve çok güvende hissedeceksin.
Şimdi cennet bahçesinde bir şeyler aramanı istiyorum. Aramanı istediğim şey içindeki gücün kaynağı. Gücünün kaynağı sembolik bir hal alacak. Bu sembolik hal bir hayvan olabilir; bir çiçek, bitki veya ağaç olabilir; bir nesne veya belki enerji bile olabilir. Hangi sembolü kullanacağını bilmiyorum. Bildiğim tek şey gücün kaynağının senin içinde var olduğu. Bahçenin ortasına doğru yürü. Orada pembe güllerin bir dairenin içini doldurmuş gibi öbekleşmiş olduğunu göreceksin. Şimdi dikeni olmayan bu güllere yaklaş ve elinle gülleri arala. Güllerin ortasında aradığın sembolü bulacaksın. Bu senin sembolün, bu senin şifren olacak. Bu sembole bir isim ver ve içinden şifreni üç kez tekrarla. Seçtiğin sembole dokun, onu hisset, kokla ve onun senin bir parçan olduğunu bil. Onun, senin arkadaşın olduğunu ve seni güçlendireceğini bil. Ne zaman kendini kötü hissetsen, ne zaman bir ağrı, bir acı, bir korku veya bir endişe duysan cennet bahçesine ruhunu gönderebilirsin. Bunun için sağ elinin baş parmağını avucunun içine alıp, üç derin nefes alıp, şifreni içinden üç kez tekrarlayacak ve bu sayede ruhunu bu cennet bahçesine göndereceksin ve ruhun bu bahçede dolaşırken, şu an hissettiğin huzuru, şu an hissettiğin mutluluğu, şu an hissettiğin güveni, şu an hissettiğin gücü sana verecek. Cennet bahçesi içindeki gücün kaynağını ihtiyaç duyduğunda kullanman için sana bahşedecek. İhtiyaç duyduğun sürece bu bahçede kalacaksın.
İhtiyacın bitip, ruhunu geri getirmek ve bedeninle bütünleştirmek için tekrar şifreni kullanacaksın. Yani sağ elinin baş parmağını avucunun içine alıp, üç derin nefes alıp, şifreni içinden üç kez tekrarlayacak ve bu sayede ruhunu bu cennet bahçesinden geri getireceksin, bedeninle bütünleştireceksin.
Burası senin istediğin zaman sadece şifreni kullanıp geri dönebileceğin bir cennet bahçesi. Buraya sen özellikle davet etmedikçe hiç kimse giremez. Ayrıca buraya ancak sana olumlu şeyler söyleyen insanları alabilirsin.
Şimdi yavaş bir şekilde merdivenlerden ineceksin. Çok yavaş bir şekilde yürü. Her basamağı geçtikçe zihninizde hayal ettiğin arzu ve isteklerine ulaşacaksın. En son basamağa ulaştığın zaman kendini enerji dolu ve çok zinde bir şekilde gevşemiş olduğunu hissedeceksin. Dinlenmiş bir şekilde olduğunu hissedeceksin. Vücudunun ve zihninin daha güçlü olduğunu hissedeceksin. Şimdi yavaş yavaş basamakları tırmanmaya başla. Şimdi birinci basamağa çık. Artık geri dönüyorsun. Şimdi ikinci basamağa çık. Sıra üçüncü basamakta. Kendini daha zinde ve gevşemiş hissediyorsun. Dördüncü ve beşinci basamakları çık. Nefes al, ver, al, ver. Zihnindeki isteklerden vazgeçmeye başla. Şimdi altıncı basamağa çık. Nefes al, ver, al, ver. Şimdi yedinci basamağa doğru hareket et. Şimdi sekizinci basamağa çık. Düşüncelerini ve bakışlarını odanın içine yoğunlaştır. Artık yolculuğunun sonuna ulaşıyorsun. Birkaç adım sonra tam bir canlılık ve zindelik içinde olacaksın. Nihayet onuncu basamağa ulaştın. Nefes al, ver, al, ver. Artık onuncu basamaktasın ve gözlerinizi yavaşça açabilirsin.
MAX TEKNİĞİ
Geçmişinizde bir yerlerde, belki de sizin bile farkında olmadığınız bir anda, beyninizin bilinçsiz ve bilinçaltı kısımları, erken boşalmanın sizin yararınıza olduğu fikrini kabul etmiş. Bu belki de bazen doğru bile olmuş olabilir. Örneğin; her erkek ergenlik döneminde ve gençliğinde mastürbasyon yapmıştır. Mastürbasyon keyifli bir deneyimdir. Muhtemelen önceleri ne kadar erken boşalırsanız o kadar iyiydi. Belki de hormonlarınızın etkisiyle çok istekliydiniz, ayıp, yasak, günah duygularının pençesinde her an yakalanma korkusuyla bir an önce hızlı yaparak bu durumdan kurtulmak istiyordunuz. Ne olursa olsun, hangi nedenle olursa olsun, erken boşalmanın sizin yararınıza olduğunu kabul ettiğiniz bir düşünce veya bir durum olmuştur. Belki de erken boşalmadığınız takdirde, hiçbir zaman boşalma fırsatınızın olmayacağını düşündüğünüz deneyiminiz bile olmuştur. Tabi bu ve benzeri durumlar, erken boşalmayı farkında olunmadan otomatik ve kontrol edilemeyen bir davranış haline getirebilir. Bizler davranışlarla öğrenme potansiyeline sahip canlılarız ve bir davranışı tekrarlama ile kolayca şartlı hale getirebiliriz. Şartlandırma özellikle bilinçaltını eğitirken daha fazla işe yarar. Çünkü beynimizin bu kısmı vücudumuzun nefes alma, kalp atışı ve boşalma gibi otomatik fonksiyonlarını kontrol eder. Bunun doğru olduğunu gösteren bir çok bilimsel araştırma mevcuttur. Ancak klasik şartlanmanın ilginç bir yanı vardır. Bu da, şartlı tepkinin bilinçli beynin kontrolünde olmasıdır. Ayrıca bilinçaltı klasik şartlanma ile tekrar eğitilebilir. Boşalma refleksi üzerinde kontrolü sağlamak ve varolan durumu düzeltmek için uzun süreli değişimi gerçekleştirmeliyiz. Beynimizde cinsel ilişki sırasında tatmin edici durumun oluşmasından önce boşalmaya şartlanmış, izi geçmişe dayanan bir yanlış öğrenme olabilir. Bu durumun niçin başladığı önemli değildir. Bunun neden olduğunu bilmemiz ve nasıl durdurabileceğimizi bilmemiz önemlidir.
Şimdi otomatik olarak çok daha uzun sürecek yeni cinsel aktivite tepkisi vermenizi size öğreteceğiz: Öncelikle kendinizi çok kötü bir tecrübe için hazırlamanızı istiyorum. Rahatlarken, gevşerken tanımlayacağım çok kötü bir olaya reaksiyon göstereceksiniz. Beyninizde duygu oluşumu hızlanacak.
Şimdi derin bir uykuya doğru yolculuğa çıkmaya hazır olun. Gevşeyin ve rahatlayın. Gözlerinizi kapatın ve vücudunuzu soluk almaya bırakın. Dikkatinizi vücudunuzun doğal solunum ritmi üzerinde toplayın. Sadece soluk alıp vermeniz üzerinde konsantre olun. Aklınıza konsantrasyonunuzu azaltacak ve sizi rahatsız edecek düşünceler gelecektir, bu düşüncelere “dur” deyin veya bu düşünceleri uzaklaştırmak için onları rahat bırakın, açık pencereden geçen rüzgar gibi aklınızdan uçup gitmelerine izin verin. Her nefes alışta daha çok ve daha çok gevşiyorsunuz. Nefes alın, verin, alın, verin, işte böyle. Şimdi, her nefes alışta vücudunuzun daha rahat, daha sakin ve daha gevşemiş olduğunu ve içinizin huzurla dolduğunu hayal edin. Her nefes verişte ise aklınızdaki olumsuz düşünceler, endişeler, kaygılar bir kuş gibi uçup gitsin. Gevşeyin, rahatlayın, nefes alıp verin. Gerginlikten uzak nefes alıp verin. Gevşemiş olarak nefes alıp verin. Nefes alın, verin, alın, bir dakika süreyle böyle nefes alıp vermeye devam edin.
Alıp verdiğimiz her nefesle beraber çok daha fazla rahatlıyorsunuz. Bilinç altınız kelimelerime daha fazla odaklanıyor ve onları sizin tarafınızdan kullanmak üzere kayıt ediyor.
Şimdi, kaslarınızı daha da gevşetmeye hazırlanın. Sağ ayak kaslarınızın gevşemesine izin verin. Her nefes alışta ayağınızın serbest, rahat ve gevşek olduğunu hissediyorsunuz. Nefes alın, verin, alın, verin. Gevşekliğin sağ baldırınıza yayılmasına izin verin. Sağ baldırınız ısınıyor, ağırlaşıyor ve gevşiyor. Nefes alın, verin, alın, verin. Sıcaklık sağ uyluğunuza yayılıyor. Sağ bacağınız bütünüyle gevşemiş durumda. İyilik ve sıcaklık hissini sağ bacağınızda toplayın. Gevşek biçimde nefes alın. Gerginlikten uzak nefes alın. Şimdi sol ayağınızı gevşetin. Rahatlık veren gevşemenin sol ayağınıza yerleştiğini hissedin. Nefes alın, verin, alın, verin. Gevşemenin sol baldırınıza yayılmasına izin verin. İşte böyle. Nefes alın, verin, alın, verin. Gevşemenin sol uyluğunuza yayılmasına izin verin. Sol bacağınız bütünüyle gevşemiş, ısınmış ve ağırlaşmış durumda. Gevşeme hissini bacaklarınızda toplayın. Bacaklarınızın serbest ve gevşemiş olduğunu hissediyorsunuz. Bir süre bacaklarınızdaki gevşeme hissinin zevkini tadın.
Şimdi, bırakın gevşeklik kalçalarınıza ve pelvik bölgenize yayılsın. Bu organlarınız rahatlıyor. Gevşek biçimde nefes alın. Gerginlikten uzak nefes alın. Kalçalarınız bütünüyle bir rahatlık durumuna giriyor. Nefes alın, verin, alın, verin. Bacaklarınız, kalçalarınız ve pelvik sahanız üzerindeki gevşemeye dikkatinizi verin.
Belinizin ve karnınızın daha çok ve daha çok gevşediğini hissedebiliyorsunuz. Her nefes alışta beliniz ve karnınız ağırlaşıyor ve daha çok gevşiyor. Nefes alın, verin, alın, verin. Gevşek biçimde nefes alın. Gerginlikten uzak nefes alın. Şimdi daha derin bir gevşeme hissi sırtınıza yayılıyor. Sırtınızdaki her kas gevşiyor, yumuşuyor, serbestleşiyor ve çok rahatlıyor. Her nefes alış gevşemeyi biraz daha artırıyor. Dikkatinizi bacaklarınız ve vücudunuzun üst kısmı üzerindeki derin rahatlama hissi üzerinde toplayın.
Gevşemeye bağlı olan rahatlığın sağ elinize yayılmasına izin verin. Sağ eliniz çok gevşek ve yumuşak durumda. Nefes alın. Verin. Alın. Verin. Sağ elinizden sağ kolunuza doğru sıcaklık yayılıyor. Şimdi kolunuz bir kukla kolu gibi gevşemiş durumda. Sağ kolunuzdaki serbestlik, sıcaklık ve gevşeklik hisleri üzerinde dikkatinizi toplayın. Nefes alın, verin, alın, verin. Şimdi sol kolunuzun daha çok ve daha çok gevşemesine izin verin. Eliniz yumuşak ve gevşek durumda. Sıcak hisler parmaklarınıza ve elinize yayılıyor. Nefes alın, verin, alın, verin. Sıcaklık ve ağırlık sol elinizden sol kolunuza yayılıyor. Sol kolunuzun gevşediğini hissedin. Ayaklarınız, bacaklarınız, pelvisiniz, karnınız ve kollarınızdaki serbestliğe ve gevşemeye dikkatinizi verin. O kadar gevşemiş durumdasınız ki. Her nefes alışınızda, vücudunuz daha derin bir gevşeme durumuna giriyor. İşte böyle nefes alın. Verin. Alın. Verin. Vücudunuza yayılan rahatlığın zevkini tadın.
Şimdi, boynunuzu ve omuzlarınızı gevşetin. Her nefes alışınızda, masaj yapan sihirli ve mahir ellerin gerginliği uzaklaştırdığını hayal edin. O kadar gevşemiş ve rahatlamış durumdasınız ki. Kendinizi omuzlarınızdan büyük yükler kaldırılmış gibi hissediyorsunuz. Omuzlarınız sıcak, serbest ve gevşemiş durumda. Boynunuza ve omuzlarınıza ustaca yapılan masaja dikkat edin. Gevşemiş biçimde nefes alın. Gerginlikten uzak nefes alın. Nefes alın, verin, alın, verin. Şimdi ağzınızı açın ve ağız kaslarınızı gevşetin. İşte böyle. Ağzınızın etrafındaki kaslar, iyice gevşemiş durumda. Çeneniz gevşemiş durumda ve dişleriniz birbirine dokunmuyor. Nefes alın, verin, alın, verin. Gevşeme bütün yüzünüze yayılıyor. Sanki gözleriniz yuvalarında yüzüyorlarmış gibi hissediyorsunuz. Her yeni nefes alışta, daha çok gevşemiş durumdalar. Göz kapaklarınız ağırlaşmış ve gevşemiş durumda. Gerginlik yüzünüzden uzaklaşıyor. Nefes alın, verin, alın, verin. Şakaklarınız ve alnınız o kadar gevşemiş durumda ki. Gevşeme hissi, başınızdan ayak parmaklarınıza kadar, vücudunuzun her kısmına doluyor. Gevşemenin bütün vücudunuzu dolaştığını hissedin. Sanki gevşeme kan dolaşımınızdan akıyor. Gevşek biçimde nefes alın. Gerginlikten uzak nefes alın. Bütün vücudunuzun son derece rahatladığını hissediyorsunuz. Bütün vücudunuzdaki sıcaklık, ağırlık ve gevşemenin zevkini tadın.
Pekala, şimdi kendinizi on basamaklı bir merdivenin en tepesinde buluyorsunuz. Merdiven güzel, hoş bir yere iniyor. Bütünüyle rahatlayabileceğiniz bir yere. Belki de daha önce orada bulundunuz. Burası emniyetli, çok güzel bir yer. Basamakları indikçe bu çok güzel yere biraz daha yaklaşıyorsunuz. Onuncu basamağı iniyorsunuz. O kadar gevşek durumdasınız ki. Nefes alın, verin, alın, verin. Şimdi dokuzuncu basamağı iniyorsunuz. Her basamakla birlikte daha çok gevşiyorsunuz. Nefes alın, verin, alın, verin. Yedinci ve altıncı basamakları iniyorsunuz. Bu çok güzel yeri gittikçe daha açık olarak görmeye başlıyorsunuz. Beşinci basamağı iniyorsunuz. Nefes alın, verin, alın, verin. Gittikçe daha çok ve daha çok rahatlıyorsunuz. Dördüncü basamağı yavaşça inin. Üçüncü basamağı. Şimdi ikinci basamağı. Şimdi birinci basamağı. Şimdi çok güzel bir yerdesiniz. İçinizi huzur ve mutluluk doldurdu. Sizin özel yerinizde huzur ve mutluluk mevcut. Etrafınıza bakınınız. Ne gördüğünüzün farkında olunuz. Ne hissettiğinizin farkında olunuz. Duyguların farkında olunuz. Sesleri dinleyiniz. Hislerinize yol vererek mutluluğu tadınız. Kendinizi huzur ve saadet içerisinde hissediniz. Kendinizi mükemmel, sakin ve emniyette hissediniz. Derin derin soluk alınız. Soluğunuzu yavaşça bırakınız. Derin derin soluk alınız. Yavaşça bırakınız.
Çoğu insan küçük ve sevimli köpek yavrularını sever. Şimdi sizin küçük ve sevimli bir köpek yavrusunu gördüğünüz zamanı düşünmenizi istiyorum. Köpek yavrusunun sizinle olduğunu düşünün veya öyle kabul edin. Köpekle oynamak ne kadar güzel değimli. Güzel bir düşünce değil mi? Bu köpeğe Max adını verin.
Şimdi çok kötü haber almanızın ne olabileceğinizi hayal edin. Max çok hasta ve veterinerin onu kurtarmak için yapabileceği hiçbir şey yok. Maalesef Max ölecek. Zavallı Max için üzülüyor musunuz? Bu üzüntüye yoğunlaşın. Bu his ne zaman köpek yavrusu Max’ı düşünseniz içini dolduracak. Bu durumu dikkat dağıtıcı ve üzüntü verici bulacaksınız. Cinsel aktiviteleriniz sırasında ne zaman zavallı Max’ı düşünecek olsanız, bu üzüntü boşalmanızı durduracak ve geciktirecek. Bu durum vakti gelmeden yani partneriniz hazır olmadan önce boşalmanızı engelleyecek. Eğer istemeden boşalma isteğiniz oluyorsa, yapmanız gereken tek şey zavallı köpek yavrusu Max’ın adını söylemek ve onu düşünmek olacaktır. Böylece penisinizin sertliği daima maksimumda kalacaktır. Ne zaman zavallı köpek yavrusu Max’ın adını boşalmayı durduracak bir şifre olarak söylerseniz, penisinizin sertliği tam olacak ama asla istemden boşalmayacaksınız. Şu andan itibaren, boşalmayı durdurmak veya kontrol etmek istediğiniz her an, yapacağınız tek şey, zavallı Max’ı düşünmek olacaktır. Zavallı köpek yavrusunu düşünmek boşalmanızı durduracaktır. Böylece daha önce bilinçaltınıza yanlış kodlanmış otomatik cinsel fonksiyonunuzu tekrar şartlandırarak, cinsel ilişkiden uzun süre zevk alabilecek bir hale getirebileceksiniz. Zavallı Max size maksimum zevk sağlayacak ve penisinizin sertliği daima güçlü kalacak. Daha önce söylediğim gibi, eski fakat faydasız tepki yeni fakat çok faydalı bir tepki ile değiştirilmiş olacak. Bilinçaltınız çok kısa sürede “Max” kelimesi ile, cinsel aktivitelerde maksimum zevki almanızı sağlayacak. “Max” veya “maksimum” kelimesi, daima cinsel aktivitelerden maksimum zevk almanıza yardımcı edecek ve beyninizin bilinçsiz kısmına boşalmayı engellemeyi daima hatırlatacak. Penisinizde maksimum sertleşme, kalıcı güç ve uzun uzun zevk alacaksınız.
Hipnoz sebebiyle, beyniniz çok hızlı öğrenir. Beyninizin bilinçaltı ve bilinçsiz fonksiyonları bu bilgiyi zaten kaydetti. Değişim başladı. Pratik yaparak gelişmeye devam etmek insanoğlunun doğasından gelir. Max’i kullandığınızda, boşalma gerçekleşmeden istediğiniz kadar uzun süre durabilme yeteneğini arttıracaksınız.
Uzun süren bu yeni tepki hızlı bilinçaltınıza yerleştirilecek. Şimdi boşalmadan önce istediğiniz kadar bekleyebileceksiniz. Çok yakın zaman da eski tepkiniz ile yeni tepkiniz yer değiştirecek, boşalmayı kontrol edebilmenizi sağlayacak harika bir yetenek kazanacaksınız. Hatta zamanla zavalı köpek yavrusu Max hakkında bir şey düşünmenize gerek kalmayacak.
Şimdi 3 derin nefes alın ve Max şifrenizi kullanın. Max’ı düşünerek içinizdeki sıkıntıya yoğunlaşın. Her nefes ile Max arasında bağlantı kurun. Nefeslerin ve Max’ın beraber iyi ve kolayca birbirine bağlanabildiğini görün ve rahatlayın.
Şimdi yavaş bir şekilde merdivenlerden ineceksiniz. Çok yavaş bir şekilde yürüyünüz. Her basamağı geçtikçe zihninizde hayal ettiğiniz arzu ve isteklerinize ulaşacaksınız. En son basamağa ulaştığınız zaman kendinizi enerji dolu ve çok zinde bir şekilde gevşemiş olduğunuzu hissedeceksiniz. Dinlenmiş bir şekilde olduğunuzu hissedeceksiniz. Vücudunuzun ve zihninizin daha güçlü olduğunu hissedeceksiniz. Şimdi yavaş yavaş basamakları tırmanmaya başlayınız. Şimdi birinci basamağa çıkınız. Artık geri dönüyorsunuz. Şimdi ikinci basamağa çıkınız. Sıra üçüncü basamakta. Kendinizi daha zinde ve gevşemiş hissediyorsunuz. Dördüncü ve beşinci basamakları çıkınız. Nefes alın, verin, alın, verin. Zihninizdeki isteklerden vazgeçmeye başlayınız. Şimdi altıncı basamağa çıkınız. Nefes alın, verin, alın, verin. Şimdi yedinci basamağa doğru hareket ediniz. Şimdi sekizinci basamağa çıkınız. Düşüncelerinizi ve bakışlarınızı odanın içine yoğunlaştırınız. Artık yolculuğunuzun sonuna ulaşıyorsunuz. Birkaç adım sonra tam bir canlılık ve zindelik içinde olacaksınız. Nihayet onuncu basamağa ulaştınız. Nefes alın, verin, alın, verin. Artık onuncu basamaktasınız ve gözlerinizi açabilirsiniz.






![]() | Today | 3 |
![]() | All | 1879 |








